A
H
M
E
T
B
A
B
A

B
L
O
G

Sende internette yerini al Türkticareti kullan


AKILDA KALANLAR

Erkekleri anlama klavuzu
3090 kişiyle yattı
İngilizlere göre ihanet kadının geninde var
Vurma zavallı eşeğe
Dizel otomobil neden çok yakıt harcar.


H
O
Ş

G
E
L
D
İ
N
İ
Z

A
H
M
E
T
B
A
B
A

B
L
O
G

KATEGORİLER

Anne ve bebeği
Bilim ve Teknik
Eğitim
Kadın
Magazin
Moda
Sinema
Sosyete

Google

Kemer Ruslarla vedalaşıyor

SONBAHARIN kendini hissettirmeye başladığı Akdeniz'in gözde tatil beldesi Kemer'de gece kulüpleri, ilçenin gözde konukları Rus turistler için kapanış partileri düzenlemeye başladı. Club Kemer Aura, kapanış partileri serisinin ilkinde Rusların ünlü Hip Hop grubu Timati, Rus tatilcilere unutamayacakları bir gece yaşattı. Bundan sonraki partilerde Timati'nin yanı sıra Rusya’nın ünlü DJ’leri Dan, Nitrino, Smash da sahne alacak.

Kemer, sezon sonunun gelmesi ile birlikte Rus tatilcilere veda etmeye başladı. Rus tatilcilerin yerlerini yaşlı Alman tatilcilere bırakacağı Kemer’de gece kulüpleri de yaz boyunca ağırladıkları Rus konuklarına özel kapanış partileri düzenliyor. Kemer’in gözde gece kulüplerinden Club Kemer Aura, Eylül ayının ilk haftasında Rusya’da yaptığı, ‘Kapanış Partileri’ tanıtımının ardından partilere başladı. 2 hafta boyunca sürecek kapanış partilerinde 40 manken ve çok sayıda ünlü Rus DJ ve şarkıcı son Rus tatilci grupları için sahneye çıkacak.

RUS TİMATİ GRUBU COŞTURDU

Rusya’nın büyük şehirlerinden Ufa’nın ünlü gece kulüplerinden A Kafe’nin öncülüğünde düzenlenen kapanış partilerinin ilkinde Rusların ünlü Hip Hop grubu Timati sahne aldı. Timati’den önce, Rus mankenlerin deri ve kürk defilesi ile başlayan eğlencede gece kulübü tamamen doldu. Hayranı oldukları grup üyelerini yakından görmek isteyen yüzlerce Rus tatilci pist etrafında etten duvar ördü. Timati’nin sahneye çıkamasıyla kendinden geçen Rus tatilciler, barların üzerine çıkarak Timati’nin şarkıları eşliğinde dans edip eğlendi. Rus kızların dans gösterileri renkli görüntüler oluşturdu.

Kulüpte iki hafta boyunca devam edecek kapanış partilerinde Dan, Nitrino ve Smash gibi Rusya’nın önde gelen DJ’leri müzik yapacak.

Yorum (0)

Ayşe Arman'dan üstsüz pozlara eleştiri

Meme kanseri... İdi... Geç teşhis... Artık bedeninin her yerine sıçradı. Çok az vaktinin kaldığını biliyor. Her sabah 7 yaşındaki oğlunu okula yolcu ederken içi titriyor. Arkasından "Acaba, yarın da ona sarılabilecek miyim" diye bakıyor.


Kuzenim Ruth’dan söz ediyorum.

Allah geçinden versin ama sizin başınıza gelse... Çok yakında bu dünyadan göçüp gideceğinizi bilseniz, çocuğunuzu kime emanet edersiniz? Kime, gönül rahatlığıyla "Benden sonra ona sen bak" dersiniz? Daha önce de sordum bu soruyu size, demek ki kafamı meşgul ediyor. Kuzenim, kız kardeşine emanet etti. Öldükten sonra oğlu, teyzesiyle yaşayacak. Anne yarısıyla...

Ne zaman aklıma gelse ağlatıyor beni bu hikaye.

İşte bana bu kadar değen bir şey meme kanseri. Aynı zamanda korkulu rüyam. O kadar çok var ki ailemde. Bir sabah sanki mememde bir yumruyla uyansam şaşırmayacağım, "Bekliyordum seni, geldin demek" diyeceğim. O yüzden mamografiyi ve kontrollerimi aksatmamaya çalışıyorum. Aklımdan geçen başıma gelmesin diye. Çünkü sürekli "Sadece bir kere ihmal etti, işte olan o zaman başlamış, sonra da bütün vücudunu sarmış" hikayeleri dinliyorum.

Kafamın arkasında bir yerler de bu konuyla meşgulken Nálán (Sözer) aradı. "Ekimin birinci haftası Meme Kanseri Haftası" dedi, "Ben de bir sosyal sorumluluk projesi için kolları sıvadım." Annesinin en yakın iki arkadaşının memeleri alınmış ve bu olay onu çok sarsmış. Bir de Güneydoğu’da bir bilinçlendirme kampanyasında görev almış, dehşetle oradaki kadınların mamografiden M’sinden haberdar olmadıklarının farkına varmış...

"Süpersin!" dedim.

"Erken teşhisin önemi vurgulamalıyız, kadınları bilinçlendirmeliyiz..."

"İyi de nasıl?"

"Bennu Gerede ile Meme Vakfı’nın da içinde olduğu özel bir sergi hazırlıyoruz. Berrak Tüzünataç, Bennu Yıldırımlar, Sinem Güven, Fadik Sevin Atasoy, Tuba Büyüküstün, Demet Evgar, Hülya Koçyiğit, İpek Tenolcay gibi isimlerle konuştum. Söyleyecek önemli lafları, anlatacak gerçek hikayeleri olan kadınlar. Bir kısmı kabul etti. Lütfen sen de bu kadınların arasında ol" dedi.

* * *

Kadınlar, kadınlar için farkındalık yaratmayacak da kim yaratacak?

Çok da inandım projeye.

"Tamamdır, beni de dahi et o isimlerine arasına" dedim.

Geçtiğimiz cumartesi Bennu ile çekim yapmaya sözleştik.

Sonra ne oldu dersiniz?

Ertesi gün bir baktım Haftasonu’nun kapağında, "Ünlüler hayır için soyundu" yazıyor.

Allah Allah bu da ne?

Baktım saçlarıyla memesini kapatan Tuğba Büyüküstün.

Yoksa... Yoksa...

Benim üzerine atladığım proje, bu şeklide de yer bulmuştu basında?

İnanamadım.

Zannedersin ki, plajda fotoğrafı çekilmiş Eda Taşpınar ya da İvana bilmem kim.

Öyle bir kullanılmış ki fotoğraf, insanın aklına gelen en son şey meme kanseri.

Yazık.

Birileri bir şey yapmak için uğraşıyor, öbürleri de farkında olmadan muhtemelen sadece günü kurtarmak için o işi sabote ediyor.

Peki projenin sahiplerinin hiç mi "hata"sı yok?

Son derece iyi niyetli olduklarını biliyorum, ama bence var.

Basiretleri bağlanmış.

Madem böyle bir işe kalkıyorsun, o zaman projene "bebeğin" gibi bakacaksın. Aylık dergilerde sergi haberi olarak yayınlanması fikrinden vazgeçeceksin, o esnada bir haftalık derginin alıp bunu kullanabileceğini akıl edeceksin.

Ha demek ki, küçük küçük orada burada yer almasını istemek yerine, bir tek yerde büyük haber olarak çıkmasını hedefleyeceksin...

Öyle yap ki en azından o zaman fotoğraflarla birlikte mesaj da verebilesin...

Her yerde haber olsun mantıyla meseleye yaklaşınca, işte böyle oluyor...

Mesaj yerine ulaşmıyor.

Neyse, yine de serginin iyi geçmesini dilerim.

İnşallah meme kanseri için -gerçekten- bir farkındalık yaratır.

Kendi adıma en istemeyeceğim şey:

"Hayır için soyundular!" gibi bir başlık altında yer almak olurdu.

Allah beni korumuş!

 

Ayşe Arman

Yorum (0)

"Al ananı'da git"

Manisa'da parti toplantısında şikayetlerini dile getiren akpli çiftçi Eski melis başkanı Bülent Arınç'tan azar işitti...

Yorum (0)

Cep telefonun'da kara liste dönemi

Cep telefonlarında 9 Kasım’da başlayacak numara taşıma uygulaması, kötü niyetlilere karşı kara liste oluşturulmasını da gündeme getirdi. Şirketler konuyu Telekomünikasyon Kurumu’yla görüşüyor.


Kasım ayında başlayacak olan “Numara Taşınabilirliği” uygulaması GSM’de kara liste dönemini de gündeme getirdi. Konuyla ilgili bilgi veren ve numara taşınabilirliğinin aboneler için önemli bir hizmet olduğunu belirten GSM şirketi yetkilileri, bu hizmetin kötü niyetli kullanımının önüne geçilmesi gerektiğini savunuyor.

Bunun için kara liste uygulamasını gündeme getiren operatörler Telekomünikasyon Kurumu (TK) ile görüşmelerini sürdürüyor. Bu bağlamda Merkez Bankası’nın kredi kartı borçlularına uyguladığı kara liste GSM’ye de taşınmak isteniyor. Operatörler TK’yı bu konuda ikna ederse borcunu ödememekte ısrarlı davranan abone GSM’in kara listesine girecek.

BORÇLA DOLANMA ENGELLENECEK
Numara taşınabilirliği uygulaması borçlu abonelerin de operatörlerini değiştirebilmelerine olanak tanıyor. Herhangi bir operatöre borcu olan abone, borcu eski operatöründe sabit kalmak üzere bir başka operatöre geçebilecek. Ancak, bu süre zarfında eski operatörü abone ile ilgili yasal işlemlerini yürütmeye devam edecek. Abone yeni operatörüne de borçlanır ve ödeme eğilimi göstermezse tıpkı Merkez Bankası’nın kredi kartı borçlularında olduğu gibi GSM’in kara listesine girecek.

ÜCRETLER OPERATÖRE EMANET
Öte yandan TK, numara taşımaya ilişkin usul ve esaslar belirlerken, sürece ilişkin tüm ayrıntıları netleştirdi. Ancak, numara taşıma ücretleri konusunda son sözü operatörlere bırakan kurum, ücret alınıp alınmaması konusunda operatörlerin kendi aralarında anlaşma sağlamalarını istedi. Daha önce 11 YTL olması planlanan numara taşıma ücretleri konusunda kurum GSM operatörleri ile masaya oturmuş ancak ücretin aboneden tahsili konusunda ihtilaflar yaşanmıştı.

GÜVENLİK RİSKLERİNE TOPLAM KALİTE ÇÖZÜMÜ
TK tarafından geçtiğimiz hafta yayınlanan bir genelge ile işletmecilere TS ISO/IEC 27001 belgesi alma zorunluluğu getirildi. Kurum söz konusu düzenlemenin elektronik haberleşme sistemlerinde güvenliği üst düzeye çıkaracağını savunurken, işletmeciler uygulamanın maliyetleri nedeniyle yönetmeliğe sıcak bakmıyor. Yönetmelik kapsamında işletmecilerden TS ISO/IEC 27001 standartları çerçevesinde fiziksel alan güvenliği, personel güvenilirliği, veri güvenliği ile donanım-yazılım güvenliği konularında çalışmalar yürütmeleri isteniyor.

DİNLEME RİSKİ
Yönetmelik taslağında sektörün taşıdığı risklere de yer verildi. Son dönemde sıklıkla konuşulan dinleme konuları da tehditler başlığı altında “yetkisiz ve yetki aşımı ile güvenlik hassasiyetli alana girilmesi” cümlesiyle yer aldı.

Bugün

Yorum (0)

"İnternet: Pezevenk ve kavat yuvası"

Yeşilay 2008’de o dertleri temizlemiş olacak ki internete el atmış. Gebze Yeşilayı seksen sekiz yıllık gaflet uykusundan uyanarak olaya el koymuş ve (komik bir ayrıntı olarak) ‘internet’ sitelerinde konuyla ilgili ‘bilgilendirme’ çalışmalarına başlamış. Radikal yazarı Serdar Kuzuoğlu, bugünkü köşesinde bu konuya yer verdi. İşte Kuzuoğlu'nun yazısı


PEZEVEN VE KAVAT YUVASI
Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre ‘kavat’, pezevenkin Arapçası. ‘Pezevenk’ ise o bildiğimiz meslek grubunun Ermenicesi. ‘Godoş’ Ermenicedeki bir başka karşılığı. Bizde dümbük diye mis gibi bir karşılığı varken Yeşilay Cemiyeti Gebze Şubesi’nin interneti tanımlamak için ‘pezevenk ve kavat yuvası’ şeklinde bir tanımlama kullanması manidar bir tesadüften öte değil.

BİLGİLENDİRME DE İNTERNETTEN
Resmi sitesine göre (getir.net/l2j ) işgal yıllarında dış mihrakların içki ve uyuşturucu sokmak marifetiyle memleketimizi dize getirme projesine karşı 1920’de kurulmuş Yeşilay 2008’de o dertleri temizlemiş olacak ki internete el atmış. O dönemki kurucusu Şeyhül-İslâm Haydarzâde İbrahim Efendi bileydi ki böyle teknolojiler çıkacak; o da bir çift laf ederdi muhtemelen.
Biz de bilmezdik tabi; Gebze Şube Başkan Yardımcısı Bilal Başkonuş’un verdiği bilgiye göre derneğin tüzüğünün 3. maddesine göre mücadele sathında meğer ekran ve fuhuş bağımlığı da varmış. Onlar da seksen sekiz yıllık gaflet uykusundan uyanarak olaya el koymuş ve (komik bir ayrıntı olarak) ‘internet’ sitelerinde konuyla ilgili ‘bilgilendirme’ çalışmalarına başlamış. Ama ne çalışma...

DİNDEN İMANDAN İNSANLIKTAN ÇIKARIYOR
Siteden aynen aktaralım: ‘İnsanı insanlıktan sukut ettiren müstehcen sitelerle, pezevenklik ve kavatlık hizmetleri veren arkadaşlık odalarıyla, sanal kumar salonlarıyla, netlerde kurduğu şehvet dalgalarıyla insanları özellikle Müslümanları yoldan, dinden imandan, insanlıktan çıkarmaya başlaması işin vehametini gösteriyor.’

ŞEYTAN İNTERNETİ KULLANIYOR
Meğer şeytan sadece yardım kuruluşu altında sadece dibini aydınlatan fenerleri değil, interneti de kullanıyormuş. Ve Gebze ne kutlu bir toprakmış ki böylesi hassas bir kurum ve yetkililerine ev sahipliği yapıyormuş. Hamd olsun...

İNTERNETİ TÜRKİYE'DE KULLANMAK KOLAY DEĞİL
İnsanoğlu merak eder, araştırır, öğrenir, keşfeder ve paylaşır. Böylece her yeni nesil öğrenmek için yeniden en başa dönüp kendi kısıtlı ömrü çerçevesinde uğraşmaz. Dünyadaki hakimiyetinin sırrı da bundan ibarettir. Yoksa hâlâ her yeni nesilde ateşi, tekerleği bulmayla uğraşır dururduk. Eğer herhangi bir başka hayvan ırkı da bunu başarabiliyor olsaydı, muhtemelen biz aciz insanlar bu topraklardan silinmek zorunda kalırdık.

Ama dünyanın en köklü sosyal bilgi platformu interneti de bu merak için, öğrenmek ya da en basitinden heves almak için kullanmak Türkiye gibi çok bilenlerin, halk yerine uzun uzun düşünenlerin olduğu diyarlarda kolay değil. Öncelikle bilgiler biz kafasız, sapkınlığa meyilli fanilerin kaldırabileceği tarzdan mı bakılması gerek.

Yorum (0)

Erkeğin yataktaki düşmanı: STRES

 

 

STRESİN erkeklerde sperm sayısını olumsuz etkilediği, çiftlerin psikolojik durumlarının kısırlık ve tedavisi üzerinde etkili olduğu bildirildi. Prof. Dr. Ege Tavmergen Göker, çocuksuz çiftlerin psikolojik açıdan birçok sorunla karşı karşıya olduğunu söyledi. Günümüzde infertilitenin toplumda yaygın olarak görüldüğünü ve bu oranın yüzde 15-20 olarak belirlendiğini açıklayan Göker, şunları söyledi:

ORTAK KRİZDİR
'ÇOCUKSUZLUK bireysel bir sorun olmaktan çok, çiftlerin ortak sahip olduğu bir yaşam krizidir. Başa çıkılması ve kabul edilmesi zor bir durumdur ve sosyal boyutlarda da sorunlar yaratmaktadır. Uzun süren kısırlık tedavisi, psikolojik ve psikiyatrik bozukluklara neden olabilirken, çiftlerin psikolojik durumlarının da kısırlık ve tedavisi üzerinde etkili olduğu bilinmektedir.'

SPERMLERE ETKİSİ
DEPRESYONUN erkeklerde sperm sayısını olumsuz etkilediğini açıklayan Prof. Dr. Göker, 'Çocuksuzluk çiftlerde psikolojik baskı ortamı yaratır. Erkeğe ya da kadına bağlı sebeplerden ötürü kısırlık sorunu ortaya çıkabiliyor. Stres o kadar etkili olabiliyor ki, normal koşullarda gebe kalabilecek bir kadın psikolojik stres yüzünden hamile kalamayabiliyor” diye konuştu. Merkezlerinde çocuksuzluk sorunu olan çiftlere psikolojik danışma hizmeti de verildiğini kaydeden Prof. Dr. Göker, kısırlığın bir sağlık sorunu olmadığının da altını çizdi.

Yorum (0)