Google

İhlaszedeye 6 aydır para ödemiyor AKP yağcılığında sınır tanımıyor

17/3/2009

İhlas Finans Kurumu battığında ardında 1 milyar doların üzerinde alacağı olan 200 bin İhlaszede bırakmıştı. Tasfiyeyi TMSF değil, Sanayi Bakanlığı yürütünce ödemeler ağır aksak ilerledi. Tasfiyenin 5 yılda bitirilmesi gerekirken, sadece bakiyesi küçük olanlara ödeme yapıldı. Büyük miktarda alacağı olanlara ise “Size sıra daha gelmedi” dendi.

Vatan Gazetesi'nin haberine göre, 700 milyon dolara yakın alacağı olan 69 bin 872 kişiye 'kur çok arttı, kriz var' bahanesi ile Eylül ayından bu yana da tam 6 aydır ödeme yapılmıyor. İhlas Grubu yasal olarak herhangi bir pürüzle karşılaşmamak için de sahibi olduğu Türkiye Gazetesi ve televizyonu aracılığıyla seçimler öncesi eşi benzeri görülmemiş bir AKP propogandası yapıyor.

70 bine yakın İhlaszede'ye Eylül ayından bu yana tek kuruş ödeme yapmayan Enver Ören, sahibi olduğu Türkiye Gazetesi ve televizyon kanalı ile iktidara destek veren haberlerin dozunu iyice artırdı.
İhlas Finans, 2001 yılında battığında ardında 1 milyar doların üzerinde alacağı bulunan 200 bine yakın hesap sahibi bırakmıştı. 2002 yılında Tasfiye Masası kuruldu ve borçların ödeneceği söylendi. Tasfiyenin 5 yılda bitirilmesi gerekiyordu ancak 8'inci yıla girildiği halde ödemelerin ağır aksak gitmesi İhlaszedeler'in hep tepkisine neden oldu. İhlaszedeler, İhlas Finans tasfiyesinin neden diğer finans kuruluşları gibi TMSF nezdinde yürütülmediğine de bir türlü anlam veremediler.

Ödemelerde göz boyanıyor

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın kontrolünde yürüyen tasfiyede ise bugüne kadar gelinen nokta çok tatminkar olmadı. Her ne kadar İhlas Grubu, alacağı olanların yarısına yakınının borcunun temizlendiğini söylese de, borcu temizlenenlerin alacak miktarlarının çok düşük olduğu dikkat çekti. Bu konuda İhlaszedeler tarafından kurulan internet sitelerinde yapılan yorumlarda “İhlas göz boyuyor. Ödeme yapıyor görüntüsü vermek için 300-500 dolarlık bakiyesi olanlara ödeme yapıyor” eleştirileri dikkat çekti.

4 bin dolarını alamayan Kütahyalı vatandaşın durumu şikayet etmesi üzerine İhlaszedeler'e Eylül ayından bu yana ödeme yapılmadığı da ortaya çıktı. Şikayeti değerlendiren Sanayi Bakanlığı İhlaszede'ye “Kriz var, sıranız gelince alırsınız” diye cevap yazdı.

Bakanlıktan gelen cevabi yazıda, son olarak, Eylül 2008 ödemelerinin yapıldığı 74. ödemeyle, 2 bin 69 dolara ve 1.507 euro'ya kadar olan borçların ödendiği kaydedildi. Komisyona başvuran vatandaşın eşi ile birlikte ortak hesap açtırdığı ve bu hesaplara dolar cinsinden para yatırdığı belirtilen yazıda, vatandaşın bir hesabının son bakiyesinin 2 bin 611 dolar, diğer hesabının son bakiyesinin ise bin 920 dolar olduğu, dolayısıyla vatandaşın İhlas Finans Kurumu'ndan toplam alacağının 4 bin 531 dolar olduğu bildirildi. Sıra geldiğinde vatandaşın alacağının aracı banka olan Şekerbank'tan ödeneceği belirtildi.
Yazıda, İhlas Finans Kurumu'nun fonlarını kullanan borçlu firmaların, ekonomik kriz nedeniyle borç taksitlerini zamanında ödeyememesi nedeniyle, şirketin 2008 yılının Ekim-Kasım-Aralık aylarına ilişkin nakit ödemelerini yapamadığı ifade edildi. Öte yandan ödemelerin 2009 yılında da yapılmadığı ve Ocak-Şubat-Mart ayına ait ödemelerin de geciktiği öğrenildi.
Tasfiyenin 5 yılda bitirilmesi gerekiyordu üstünden 2 yıl geçti

İhlas Finans Kurumu'nda parası batanların tasfiye süreci Sanayi ve Ticaret Bakanlığı kontrolünde gerçekleştirilirken yasa gereği bu tasfiyenin 5 yılda tamamlanması gerekiyordu. Tasfiye Masası 2002 yılında kuruldu. İhlaszedelere ilk ödeme Mart 2002'de gerçekleştirildi. Tasfiyenin normal şartlarda 2007 yılı Mart ayında bitirilmesi gerekiyordu. Ancak 2009 yılına gelindiği halde ödemeler konusunda hâlâ çok ağır aksak gidildiği dikkati çekiyor.

İhlaszedeler sahipsiz kalmaktan, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın da konuya duyarsız kalmasından şikayet diyorlar. İhlas Finans yetkilileri, paralarının peşinden koşan İhlaszedelere “Biz Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'ndan 5 yıl daha ek süre aldık” cevabı veriyor. Ancak yasa gereği böyle bir ek sürenin alınması ya da Bakanlık tarafından verilebilmesi mümkün değil. Bakanlık müfettişleri daha önce hazırladıkları bir raporda İhlas Finans'ın alacaklı olduğu firmalarla 2016 yılına kadar uzanan ödeme protokolleri yapmış olmasına dikkat çekmiş ve bu durumun bir tutarsızlık göstergesi olduğunu belirtmişlerdi.

TMSF “Hortum var” dedi ama tasfiye TMSF'ye bırakılmadı

Bankacılık Yasası'nın TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'ndaki görüşmeleri sırasında TMSF Başkanı Ahmet Ertürk, İhlas Finans'taki durumu “Bu tam bir hortumlamadır” sözleri ile açıklamıştı. İhlas Finans'ta ödeme problemi olduğunu, zarar problemi bulunmadığını belirten Ertürk “Hortumlama tabirinin çok geçerli olduğu bir durumdur oradaki” demişti. Sermaye Piyasası Kurulu da İhlas Finans ile ilgili hazırladığı raporda “Burada saadet zinciri kurulmuş” tespiti yapmıştı.

CHP milletvekilleri batan bankalarda olduğu gibi İhlas Finans'ta da tasfiyenin TMSF tarafından gerçekleştirilmesi için önerge verdi. Ancak bu önerge komisyondan geçtiği halde AKP milletvekillerinin red oyu vermesi nedeniyle Genel Kurul'da kabul edilmedi. İhlas Finans'ta “Hile, desise ve nitelikli dolandırıcılık var” denmesine rağmen tasfiyenin Sanayi ve Ticaret Bakanlığı nezdinde yürütülmesine karar verildi. Tasfiye memurları İhlas Finans tarafından oluşturuldu.

Kredi verilen firmalar İhlas'ın kendi firmaları

Sanayİ ve Ticaret Bakanlığı'nın denetim raporuna göre 200 bin mudiden toplanan paraların büyük bir bölümü grubun organik bağlantı içinde olduğu pazarlama şirketleri aracılığıyla yine İhlas Grubu yöneticilerinin kurdukları şirketlere aktarıldı. Raporda İhlas Finans'a el konmadan önceki 6-7 aylık süre içinde sadece İstanbul'da kurulan 36 firmaya herhangi bir teminat alınmaksızın her birine senet mukabilinde 3 ile 5'er milyon dolar fon kullandırıldığı tespitleri yer aldı. Ayrıca paralar İhlas Holding ve İhlas Matbaa A.Ş'ye aktarıldı.

İhlas Finans'ın 850 milyon doların üzerinde alacaklı göründüğü şirketlerin neredeyse tamamının sermayeleri çok düşük şirketler olduğu anlaşıldı. Bu alacağın yüzde 95'lik bölümünün 234 firmadan olduğu ancak bu firmaların İhlas Grubu'na yakın kişilere kurdurulduğu tespiti de raporda yer aldı. Yani İhlaszedelere söylendiği gibi bu şirketlerden alacakların temin edilerek, kendilerine ödeme yapılabilme imkanı pek bulunmuyor.

Kredi kartında tefeci dönemi

8/11/2008

 

Piyasaya yeni çıkan 'pos tefecileri' kredi kartı borcunu hemen ödüyor. Sonra da karttan yüksek faiziyle birlikte uzun vadeli para çekiyorlar
Kredi kartı borçlu sayısında adeta patlama yaşanıyor. Merkez Bankası verilerine göre kredi kartı borcunu ödemeyenler ile gecikmeli ödeyenlerin sayısı eylülde, bir önceki aya göre yaklaşık % 41.2 oranında arttı. Ağustos'ta toplam 79 bin 277 adet olan ferdi kredi ve kredi kartları borçlarını ödememiş kişilerin toplamı, eylülde 111 bin 979'a çıktı. Bu durumda zorda kalan kart borçlularının bunu ödemek için tefecilere gitmek zorunda kaldığı belirtildi. Bunun ise tefecilikte yeni bir dönemin açılmasına neden olduğu kaydedildi. Yeni sisteme göre, borçlu kredi kartıyla 'post tefecisi'ne başvuruyor.

12 AY VADE YAPIYOR
Tefeci, vatandaşın kredi kartı borcunu çeşitli yollarla ödüyor. Daha sonra faiziyle birlikte bu borcu sizin kartınızdan kontör almak için çekiyor. Bu parayı da 12 ayda ve bankanın öngördüğü taksit miktarında geri ödüyorsunuz. Tefecilerin bunu avukata ya da icraya düşmüş kartlara uygulamadığı belirtildi. Bu arada yetkililer kart borçlularını bu kişilere karşı uyarıp, 'kriz dönemlerinde hortlayan modern tefeciler sizi daha zor duruma düşürebilirler. Onun için bu konuda çok dikkatlı olun' diyorlar 'pos tefecileri'nin , bu yöntemle yüz binlerce YTL gelir elde ettiği ve küresel krizin yarattığı durgunluk ortamında 'kılını bile kıpırdatmadan' köşeyi döndükleri ifade edildi.

Leasing nedir?

25/6/2008
Leasing Destek Formülleri

Nakit akışınıza özel ödeme alternatifleri Garanti Leasing'de...

İşinizi geliştirmek, yeni atılımlar yapmak ya da yeni bir iş kurmak istiyorsunuz. Yatırımınızın finansmanı için uygun bir çözüm arıyorsunuz. Garanti Leasing’de bunun için pek çok formül var. Nakit akışınıza en uygun formül ile, yatırımınızı zahmetsizce gerçekleştirin.

Standart Formül

Yapacağınız yatırımın geri ödemelerini aydan aya, ister YTL, ister Dolar, ister Euro olarak sabit taksitler halinde yaparsınız. Üstelik 60 aya varan vadelerle...

Azalan Kira Formül

Şartlarınızın uygun olması durumunda, başlangıçta daha fazla ödeme yaparak, ister YTL, ister Dolar, ister Euro olarak azalan kiralarla ödemelerinizi yapabilirsiniz. Bu formülle, hem standart formüle kıyasla daha az geri ödeme yapmış, hem de son kiralarınızı daha düşük tutmuş olursunuz.

Artan Kira Formül

Yapacağınız yatırımın size kazandırmaya başlaması için biraz zamana ihtiyacınız varsa, bu formül tam size göre. İlk kiralarınızın düşük turulduğu ve kiralarınızın ilerledikçe arttığı bu formül ile, yatırımınız kazandırdıkça ödeme yapma imkanını bulabilirsiniz.

Sezonluk Kira Formülü

İşinizin sezonluk getirisi olması durumunda, aylık ödemeleri olmayan ve yalnızca sezonluk ödemelerde bulunduğunuz bu formülle ihtiyacınız olan finansal desteğe kavuşur, ödemelerinizi YTL, Dolar veya Euro ile yapabilirsiniz.

Takas Formülü

Bu formül, Kol Kola Leasing kapsamındaki anlaşmalı satıcılarla birlikte sunulan özel bir formüldür. Bu formülde son ödemeniz, aldığınız finansal desteğin %20'si olarak belirlenir. Böylece aylık öedemelerinizi de daha düşük tutmuş olursunuz. Ödemelerinizi düzenli yapmış olmanız durumunda, son ödemenizle birlikte, aynı özelliklerdeki yeni bir ekipmanı yeniden kiralama garantisi elde etmiş olursunuz. Böylece ekipmanınız teknolojinin gerisinde kalmadan, yeni modeliyle değiştirmiş olursunuz.

3 Ay Ödemesiz Kira Formülü

Yatırımınızı yaptıktan sonra, yatırımınızın size geri kazandırmaya başlaması için zamana ihtiyacınız olması durumunda, bu formül ile ilk 3 ay ödeme yapmadan yatırımınızı gerçekleştirebilirsiniz.

1 Dolu 1 Boş Formülü

Her ay ödeme yapmakla uğraşmak istemiyorsunuz. Zaten yatırımınız da size ay aşırı ödeme imkanı tanıyorsa, bu formül ile iki ayda bir ödeme imkanından faydalanın.

1 Tek 1 Çift Ödeme Formülü

Yaptığınız yatırım için aldığınız finansal desteği mümkün olan en kısa sürede ödeyip tamamlamak istiyorsunuz. O zaman bu formül sayesinde ister YTL, ister Dolar, ister Euro bazında bir ay tek, bir ay çift ödemelerle, borcunuzu kısa sürede tamamlarsınız.

‘Bankaların birincil risk alanı krediler’

9/5/2008

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) Başkanı Tevfik Bilgin, yaşanan küresel dalgalanmada  bankacılığın birincil olarak etkileneceği alanın krediler olacağını veya olmasının muhtemel görüldüğünü belirtti. Bilgin, “Şu ana kadar gayet iyi getirdik. Zamanında alınan tedbirler bizim için güvencedir. Şiddetli kriz dönemlerinde yapılacaklar sınırlıdır” dedi.
Hacettepe Üniversitesi’nin düzenlediği konferansta konuşan Bilgin, mart sonu itibariyle bankacılık sektörünün aktif büyüklüğünün 634 milyar YTL, son yıllarda önemli artışlar görülen kredilerinin ise 320 milyar YTL olduğunu, son dönemdeki kredilerin üçte birinin bireysel, kalanın da kurumsal kredilerden oluştuğunu söyledi.
Bilgin, kredilerde takibe dönüşme oranının ise yüzde 3.06 düzeyinde bulunduğunu kaydederek bu oranın artabileceği konusunda uyarıda bulundu.

‘Kârlılık düşebilir’
Sektörde risk oluşturan bilanço dışı kredilerin toplamının 112 milyar YTL olduğunu kaydeden Bilgin, “Türev araçlarının toplamı ise 232 milyar YTL ve hızlı bir artış söz konusu” dedi. Bilgin, sektördeki sendikasyon ve seküritizasyon kredilerinin mart sonunda 26 milyar dolar olduğunu söyledi. İlk çeyrek sonunda sektörün kârının 3.6 milyar YTL düzeyine geldiğini belirten Bilgin, ancak yılın kalanında, ivmenin aşağı gitmesinin muhtemel bulunduğunu kaydetti.

Vade uyumsuzluğu
Geçen yıl ilk çeyrekte bankacılık sisteminin kârı 3.4 milyar YTL olmuştu.
Sektördeki en çarpıcı göstergelerden biri olan risk ağırlıklı aktiflerin toplamının 2002’de 93 milyar YTL iken 2007 sonunda 343 milyar YTL’ye çıktığına işaret eden Bilgin, son beş yıldır bankacılığın hızlı geliştiğini, son türbülansla biraz yavaşlasa da büyümenin devam ettiğini bildirdi. Ağırlıklı risk alanlarını sıralayan Bilgin, “Özellikle vade uyumsuzluğu ve bunun neticesinde likidite ve faize hassasiyet, kur riski, ülke riski, mevzuat riski, yönetici riski söz konusu” dedi.

 

‘Akıllı bankacı firmayı yok etmez’
Hane halkı talebinde bir tedirginlik olduğunu belirten Bilgin, şöyle konuştu:
“Önümüzdeki dönemde bankaların kredileri ve kredi izleme birimleri önem kazanacaktır. Bana göre böyle bir ortamda akıllı bir bankacı, gelecek güneşli günleri ve yılları düşünerek kredileri ezen, firmaları yok eden, bankacı değildir; kredi kullananlara danışmanlık yapan, yol gösteren, alternatif üretebilen ve ülkenin değerlerini yaşatma gayretinde olan bankacıdır. Tavsiyem ise bankacılarımızın, bizim koyduğumuz mevzuat dahilinde davranmak şartıyla BDDK ile koordineli bir şekilde sorunları aşmasıdır.”


‘Parlak renklerle devam etmek için...’
Bilgin, 2008 yılının “renkli bir yıl” olacağını, ancak renklerin tonlarının dönem dönem değişebileceğine işaret ederek, “Bankalarımızın olabildiğince parlak renklerle yola devam etmesi için, bizim kadar başta Merkez Bankası olmak üzere diğer kurum ve kuruluşların görevi olduğunu düşünüyorum” dedi.
Yurtdışındaki sert dalgalanma ve fırtınanın çok fazla hissedilmemesinin tek nedeninin bankaların duvar gibi durmasından kaynaklandığını kaydeden Bilgin, bu durumu muhafaza etmenin herkesin görevi olduğunu
bir kez daha vurguladı.

Artık İşten atılana kıdem tazminatı ödenmeyecek

20/3/2008
İşçi memur olarak çalışanların işi artık daha zor...

İşimiz allaha kaldı derler yaa o hesap...


İşten atılana kıdem tazminatı ödenmeyecek, çalışanlar sadece emeklilik ve ölüm halinde alabilecek

İşten atılana kıdem tazminatı yok!

Hükümet, kıdem tazminatlarını yatırım fonuna dönüştürmek için hazırladığı yasa tasarısını değiştirdi. Tasarı yeni haliyle yürürlüğe girerse çalışanlar sadece emeklilik ve ölüm hallerinde kıdem tazminatına hak kazanacak. Hazırladığı tasarıyı değiştiren hükümet kıdem tazminatını hak etmeyi zorlaştırıyor.

KAZANILAN HAK KORUNACAK

Hükümet kıdem tazminatlarında bireysel emeklilik sistemine geçmek için yasa taslağı hazırlamıştı. Buna göre mevcut çalışanların yasa çıkana kadarki hakları korunurken, bundan sonraki çalışmaları ve yeni işçiler açısından kıdem tazminatında yatırım fonu sistemine geçilecekti.

Buna göre işvereninyatıracağı prim ve bu primlerin nemalarından oluşacak fonlarda ne kadar para birikirse, işçi kıdem tazminatı kadar parayı alacaktı.

ARTIK İSTEYEN ALAMAYACAK

Yeni sistemde kıdem tazminatı için işten atılma beklenmeyecekti. Toptan ödeme isteyen işçi birikmiş tazminatını alabilecekti. Fondaki parasını on yıldan önce alanlara, sadece ana para verilecekti. Ancak taslağın daha sosyal tarafların görüşüne sunulmadan değiştirildiği öğrenildi.

İlk taslakta, fonda biriken paranın nemasıyla on yılın sonunda işçi tarafından istenildiği takdirde alınması öngörülürken, son taslakta bundan vazgeçildi.

İŞTEN ATILANA ÖDENMEYECEK

Son taslağa göre, kıdem tazminatı alabilmek için işçinin ya yaşlılık ya da malullük dolayısıyla emekliliği hak etmesi veya ölmesi gerekecek. Emeklilik yaş haddini doldurmuş fakat prim gün sayısı kısmi aylık almaya yetmeyenler de Sosyal Güvenlik Kurumu'na başvurarak yatırmış olduğu primler için 'toptan ödeme' istemeleri halinde, kıdem tazminatına hak kazanabilecek. Yeni taslağa göre işten atılanlar da tazminat alamayacak.

Mevcut sistemde daha kolay Mevcut sistemde işçi, tazminatına daha kolay ulaşıyor. İşçi, iş akdinin feshi, haklı bir nedenle istifa, askerlik, yaşlılık, emeklilik durumlarında, kadın evlenirse bir yıl içinde işten ayrıldığı takdirde kıdem tazminatı alabiliyor.

Ayrıca, kadın 20 yıl, erkek 25 yıllık sigortalılık süresini doldurmuş ve prim gün koşulunu yerine getirmiş fakat emeklilik yaşı henüz gelmemiş olsa dahi kıdem tazminatına hak kazanabiliyor.

'BU DÜZENLEME KABUL EDİLEMEZ'

Türk-İş uzmanlarından Celal Tozan, getirilen düzenlemelerin kabul edilemeyeceğini ifade etti. Bu düzenlemeyle, iş akdinin feshi, askerlik, evlenen kadınların bir yıl içinde kendi isteğiyle ayrılması gibi hallerde kıdem tazminatı hakkının ellerinden alındığına dikkat çeken Celal Tozan, "Hükümet yetkilileri henüz karar vermediklerini belirtiyor. Anlaşılan önce kamuoyunda tartışma açtırmak istiyorlar. Ama kıdem tazminatını emeklilik ve ölümle sınırlayan düzenleme kabul edilemez" dedi.

İLK TASLAKTA 10 YIL SÜRE VARDI

Yetkililer, ilk taslakta yer alan, işçilerin İkıdem tazminatı yatırım fonu'nda biriken paralarını on yıl sonunda nemasıyla birlikte çekme hakkını veren düzenlemeden, sistemin bunu taşıyamayacağı gerekçesiyle vazgeçildiğini söyledi. Bir yetkili, "İlk başta on yıl olarak öngörüldü. Fakat herkesin sık aralıklarla yatırım fonundan para çekmesinin sistemi işlemez hale getireceği ve sistemin çökmesine yol açacağı düşüncesiyle bundan vazgeçildi" diye konuştu. 

Merkez Bankası'ndan e-posta uyarısı

20/3/2008
Merkez Bankası, ''çevrimiçi döviz kur programı 1.0'' program bulunan elektronik posta mesajıyla ilgilerinin olmadığını bildirdi.

Merkez Bankası'ndan e-posta uyarısı

Merkez Bankası'ndan yapılan açıklamada, Bankanın adı kullanılarak gönderilen ve ekinde ''Cevrimici Döviz Kur Programi 1.0'' adlı bir program bulunan elektronik posta mesajında, alıcıların ekte bulunan programı kurması istendiği belirtildi.

Açıklamada, ''Bankamızla hiçbir ilgisi olmayan bu elektronik posta mesajının dikkate alınmaması, ekindeki programın kurulmaması ve çalıştırılmadan silinmesi hususunu önemle duyururuz'' denildi.

« Önceki :: Sonraki »

A
H
M
E
T
B
A
B
A

B
L
O
G

Sende internette yerini al Türkticareti kullan


AKILDA KALANLAR

Erkekleri anlama klavuzu
3090 kişiyle yattı
İngilizlere göre ihanet kadının geninde var
Vurma zavallı eşeğe
Dizel otomobil neden çok yakıt harcar.


H
O
Ş

G
E
L
D
İ
N
İ
Z

A
H
M
E
T
B
A
B
A

B
L
O
G

KATEGORİLER

Anne ve bebeği
Bilim ve Teknik
Eğitim
Kadın
Magazin
Moda
Sinema
Sosyete

Blogcu ile yapıldı