17/6/2007
Hayatın tadı kola mı?
Kolada yüksek oranda böcek zehiri mi var? Hindistan'da yapılan tahlillerde, ABD'nin ünlü kola şirketleri Coca-Cola ve Pepsi'nin ürettiği içeceklerde yüksek oranda böcek zehiri maddeleri bulundu...Bilim ve Çevre Merkezi (CSE), Hindistan'da satılan Coca-Cola ve Pepsi'den alınan 57 örnek üzerinde yapılan tahlillerde, tüm örneklerde standardın çok üzerinde böcek zehiri maddesi tespit edildiğini bildirdi. Merkez, 3 sene önce de aynı şirketlerin ürünlerinde yüksek oranda böcek zehiri maddesi bulmuş ve bunun kansere yol açabilecek boyutta olduğunu bildirmişti.
CSE yöneticisi Sunita Narain, yayımladıkları rapor sonrasında NDTV haber kanalına yaptığı açıklamada, 3 seneden bu yana değişen hiçbir şey olmadığını ifade etti. Narain, "3 sene önce konulan standartlara uyulmadı" diye konuştu. Hindistan Standartlar Bürosu, CSE'nin 2003 senesidneki raporundan sonra böcek zehiri maddeleri konusunda kabul edilebilir standartları belirlemişti. CSE'nin son yapılan tahlillerinde bu standartların 24'le 200 katı fazla miktarda zehirli madde tespit edildi. Narain, "Bu insan sağlığının hiçe sayıldığı büyük bir skandaldır" dedi. Narain, tek bir istekleri olduğunu, onun da standartlara uyulması olduğunu kaydetti.
Hindistanlı milletvekilleri harekete geçti: Coca-Cola ve Pepsi yasaklanmalı! CSE'nin dün raporunu açıklamasından sonra Hindistanlı milletvekilleri de ülkede piyasayı ellerinde bulunduran Coca-Cola ve Pepsi şirketlerinin ürünlerinin yasaklanması için harekete geçti. Ana muhalefet partisi BJP'den Vijay Kumar Malhotra, "Bu şirketler milyonlarca kişinin hayatlarıyla oynuyor. Bunu görmezden gelmeye devam edemeyiz. Pepsi ve Coca-Cola'nın yasaklanmasının zamanı geldi" dedi. Koalisyon hükümetinin ortağı RJD'den Devendra Singh Yadav da "Bu içecekler zehirli maddeler ihtiva etmelerinin yanı sıra milli mirasımıza da zarar veriyor. Bunları yasaklamalıyız" dedi ve ayran ve süt gibi sağlık için faydalı içeceklere yönelinmesini istedi. Hükümetteki Komünist parti milletvekilleri de dünya devi bu şirketlerin ürünlerinin "insanları yavaş yavaş zehirlediğini" ifade ettiler. Milletvekillerinden Muhammed Salim, "Hükümet ne tür bir sponsorluk anlaşması yaptı ki bu konuda hiçbir adım atmıyor?" diye sordu.
CSE'nin raporu, Hindistan'da 1993 senesinde üretime geçmelerinden bu yana Pepsi ve Coca-Cola aleyhindeki 3. rapor oldu. Bağımsız milletvekili A. Krishnaswamy de "Bu sefer onlardan kurtulmalıyız" şeklinde konuştu. CSE Başkanı Sunita Narain de piyasada "aslan payını" ellerinde bulundurdukları için bu şirketlerin ürünlerini mercek altına aldıklarını söyledi.
KOLA VE SAĞLIK İLİŞKİSİ
Bir litre kolalı içecek yaklaşık 400 kalori eşdeğeri şeker, 0,15 gram kafein, değişik miktarlarda renk veren maddeler, orijinal tadı sağlayan kola özü ve esas önemlisi gazlı içecek olmasını sağlayan fosforik asit içeriyor. Yakın zamanda yayımlanan bütün araştırmalar başta çocukluk çağı olmak üzere büyük yaş gruplarında şişmanlık ile kola tüketimi arasında önemli bir bağlantı olduğunun üzerinde duruyor.
Kolalı içecekler bir taraftan kan şekerini hızlı bir şekilde yükselten, dolayısıyla insülin hormonunu arttırarak vücudun yağ depolamaya yönelmesine yol açan yüksek miktarda şeker içermesi nedeniyle, diğer taraftan süt ve süt ürünleri gibi sağlıklı beslenmenin temeli olan içeceklerin yerine geçtiği için şişmanlık riskini oluşturuyor.
Bunların dışında kola içme alışkanlığının fast food beslenmeye eşlik ettiğini ve kola ile birlikte daha fazla yemek yendiğini biliyoruz. Bu nedenle çocukluk çağı şişmanlığı ve buna bağlı şeker hastalığının önemli bir sotun haline geldiği ABD’deki çocuk sağlığı otoriteleri çocukların kolalı içeceklerden uzak tutulmasını öneriyor.
Kola ve kemikler
Kolalı içeceklerin esas zararlı etkisi ise kemikler üzerinde oluyor. Bundan 3 yıl önce Amerikan Tabipler Birliği’nin Çocuk Sağlığı Dergisi’nde kolalı içecek alışkanlığının lise öğrencisi kızlarda kemik kırıkları sıklığını 3 kat arttırdığını gösteren bir araştırma yayımlandı. Daha önce benzer yazılar yayımlayan bu araştırmacı, kolalı içecekler içindeki yüksek miktardaki fosforun kan fosforunu yükselterek kemiklerden kalsiyum kemiren paratiroid hormonu düzeyini arttırdığını ve bir süre sonra kalsiyumu azalan kemiklerin sağlamlıklarını yitirdiklerini öne sürdü.
Tıp literatüründe bu gözlemi destekleyen başka insan çalışmalarının yanı sıra benzer etkinin farelerde olduğunu gösteren araştırmalar da yayımlandı. Daha önce belirttiğimiz gibi kola içme alışkanlığı en önemli kalsiyum kaynağı olan süt ve süt ürünlerinin tüketimini azaltıyor ve ergenlik döneminde günde 800-1200 mg. olan kalsiyum ihtiyacının karşılanmasını önleyerek de kemik sağlığını olumsuz yönde etkiliyor.
Bunların dışında kolalı içeceklerin böbreklerden kalsiyum atılımını arttırdıkları, mide mukoza hücre döngüsünü bozduğu, diş çürüklerini belirgin bir şekilde arttırdığı, aşırı içilmesinin kas hastalığına (hipokalemik miyopati) neden olduğunu gösteren raporlar yayımlandı.
Şimdiye kadar kolalı içeceklerin insanlar için yararlı olduğunu gösteren bir araştırma yayımlanmadı. Hiç kuşkusuz kolalı içecekler sigara gibi insan sağlığını doğrudan ve tehlikeli bir şekilde etkilemiyorlar ama bu onların masum olduğu anlamına gelmiyor.
Kola bağımlılığı nedir?
İnsanların
büyük çoğunluğu 'Hedonism'in kölesidir. Kendilerine lezzet veren şeye
yönelirler ama ötesini düşünmek istemezler. Aksine, lezzet peşindeki bu
hallerini savunmaya, kendilerini bu mevzuda haklı görmeye ve göstermeye
çalışırlar.
İsmindeki
iki kelimeden biri 'Cola' olan gazozlar var. Ülkemizdeki gazozlar
'Gazlı alkolsüz içecek' (gazoz) adlı, Türk Standartları Enstitüsü'nün
Ekim 1992'de yürürlüğe giren TS4080 No.'lu standardına göre üretilir.
Bu standart 20 sayfa olup isteyen her vatandaş, bedeli mukabilinde Türk
Standartları Enstitüsü Merkezi'nden veya bürolarından temin edebilir.
Bu standardın 2. sayfasında 'Gazoz Sınıfları ve Spesifik Maddeleri', 3.
sayfasında da 'Gazozun Genel Özellikleri' tablo halinde verilmiştir.
İkinci tablo 'Kimyasal Özellikler'in 3. satırında, gazoz cinslerinin
litrede 5 gr. kadar etil alkol (bütün alkollü içeceklerde sarhoşluk
verici) bulunabileceğinin belirtilmesi dikkati çekiyor.
Daha
açık ve anlaşılır olarak söylemek icap ederse, binde 5 gr. etil alkol
ihtiva edebilen herhangi bir gazoz çeşidinin (sade, meyveli, kola,
tonik, aromalı) 330 ml'lik bir kutusunda 10 ml. şaraptaki kadar etil
alkol vardır (şarapta %15 etil alkol bulunduğu göz önüne alınırsa). Bu
durumda, kendisine küçük bir kadehte sunulan 10 ml. şarabı, ihtiva
ettiği 1.5 gr. etil alkol sebebiyle içmeyi reddeden birinin aynı miktar
etil alkolü 330 ml'sinde ihtiva eden kutu gazozları hiç tereddütsüz
içmeleri tezat olmuyor mu? İnsanların büyük çoğunluğu 'Hedonism'in
kölesidir. Kendilerine lezzet veren şeye yönelirler ama o lezzetin
ötesini düşünmek istemezler. Aksine, lezzet peşindeki bu hallerini
savunmaya, kendilerini bu mevzuda haklı görmeğe ve göstermeye
çalışırlar. Bu vesile ile, akla gelebilecek birkaç soru üzerinde durmak
istiyorum:
- Gazozlarda
binde 5g. etil alkol bulunabiliyorsa, bunların standardına niçin 'Gazlı
Alkolsüz İçeçek (Gazoz)' standardı ismi verilmiştir? Bu standardın
ismindeki alkolsüz kelimesi ile içinde bulunabilen binde 5g. alkol
birbirini nakzetmiyor mu? Belki bir oturuşta içilebilecek miktarda
olmayan etil alkolü, standardı hazırlayanlar 'kabil-i ihmal' gördükleri
için, bu standardın isminde 'alkolsüz' kelimesini kullanmış
olabilirler. Fakat bu standardı hazırlayanların nazarında 'kabil-i
ihmal' görülen bu etil alkol nispetinin, 'başka standart'lara göre de
'kabil-i' ihmal olmayacağını gözden uzak tutmamak icap eder. Diğer bir
sebep de 'alkol' kelimesini itici bulan bir halka bu meşrubatı
benimsetmek için ticari bir taktik olarak 'alkolsüz' kelimesinin
bilhassa standart ismine dahil edilmesi olabilir.
- Gazozlarda
az da olsa, niçin etil alkol bulunur? Sade gazozlar da dahil, bütün
gazozlarda tat veya koku verici esanslar kullanılar. Bu esanslar, yağ
cinsinden maddeler olup suda çözünmezler. Bunları suda çözünür hale
getirmek için hem su ile hem de yağlarla tam karışabilen (çözünebilen)
ara çözücülere ihtiyaç olur. Bu hususta en bol, en ucuz ve en yaygın
olarak kullanılan ara çözücü de etil alkoldür. Etil alkol bunun için
gazozların terkibine girer. Kimya bilimi açısından bunun biraz daha
açıklaması şöyledir: Kimyada, 'benzer olanlar, birbiri içinde çözünür'
kaidesi vardır. En mühim ve en çok kullanılan çözücü de su olduğundan
suyun dışındaki bütün çözücülerde hidrofil (suyu seven, su ile tam
karışan) ve hidrofob (suyu sevmeyen su ile tam olarak karışmayan)
olarak ikiye ayrılır. Moleküllerinde hidrofil bulunduran maddeler su
ile hidrofil assosiasyon yaparak berrak bir çözelti verebilir. Yağ
cinsi maddeler, bu sebeple benzin, eter, toluen gibi çözücülerde
çözünür. Etil alkol ise molekülünde hem hidrofil hem de hidrofob grub
bulundurduğundan hidrofil grubu ile hidrofil assosiasyon, hidrofob
grubu ile de hidrofob assosiasyon yaparak ara çözücü vazifesi görür.
Karmaşık gibi görünen bu mevzuu, aslında herkes çok basit bir deneme yaparak kolayca anlayabilir. Bir iki damla yağ cinsi madde (zeytinyağı, çiçek yağı veya diğer sıvı yağ ve esanslar) bir şişe suya ilave edilse, ne kadar şiddetle ve uzun müddet çalkalansa berrak bir çözelti vermez. Bu bir iki damla yağ-bulunursa, biraz etil alkolde kolayca çözülebilir. Etil alkol bulunamazsa, tuvalet ispirtosu veya kolonya da %75-80 etil alkol ihtiva ettiğinden, bunların az bir miktarları da yağ cinsinden bir iki damla maddeyi kolayca çözerek berrak bir çözelti verir. Bu berrak çözelti şimdi bir şişe suya ilave edilirse, suyun berraklığı bozulmaz.
İşte gazozlarda tat ve koku verici yağ cinsi maddelerin berrak bir çözelti verecek şekilde suda çözünür hale getirilmesi için ara çözücü kullanma işlemi budur. - Etil
alkolden başka, sekerat (sarhoşluk) verici olmayan sağlığa başka zararı
da olmayan ara çözücüler yok mudur? Vardır. Fakat bunlar etil alkole
nispeten daha pahalıdır ve imalatçının bunları seçip kullanmakta bir
gayesi ve hassasiyeti yoksa, etil alkolden başkasını kullanmaz.
- Tat
ve koku verici yağ cinsi maddeleri suda çözünür hale getirmek için
kullanılan etil alkol, gazoz içinde kimyevi bir değişime uğramaz mı?
Etil alkol, hidrofil ve hidrofob assosiasyon yaparak yağ cinsi
maddelerin suda çözülmesini sağlar. Kimyada bunun adı 'salvatasyon'
olup fiziki bir olaydır. Fiziki olaya giren maddelerin asli mahiyeti
genelde değişmez. Bir değişim olsa, bu fevkalede az oranda olabilir.
Etil alkol tat ve koku verici yağları kimyevi değişime uğrayarak
(solvaliz ile) çözmüş olsa idi, kendi ile birlikte çözdüğü maddelerin
asli mahiyetinde de bir değişim olacaktı. Böyle bir değişim olsa idi, o
yağların tat ve koku verme hassaları da kalmayacaktı.
Bu fiziksel özellikleri çözeltiye katmak için yapılan imalat işleminde istenen tat ve koku özelliklerinin işlem sonucu kaybolmayıp devamı, kimyevi olarak, ne bu tat ve koku verici yağlarda ne de onları suda çözünür hale getiren etil alkolde karşılıklı etkileşim (interaction) ile asli mahiyetlerinde bir değişikliğin olmadığının delilidir. - Son yıllarda 'cola' rekabeti'nin artmasının sebebi nedir? Her birinin piyasaya çıkışının özel bir sebebi olabilir. Bir genelleştirme yapılması doğru olmaz. Bir süper devletin kapitalizmine tepki duymak ve bu tepkiyi duyanlardan müşteri portföyü olarak istifade etmek, Filistin davasında taraflardan birine destek veren kola üretici bir firmaya karşı, buna tepki duyarak ve tepki duyanlara satın almaları için imalat yaparak kola markaları piyasaya çıkarmak, kola piyasasını kapitalizmle ve emperyalizmle savaşın mühim savaş alanlarından biri görmek ve biri haline getirmeye çalışmak, etnik sebepler v.s.
Ancak bu bizim için 'cola' rekabeti yapanların bunu niçin yaptıklarından çok, nefsimizin neyi, niçin yaptığı asıl önemli olanıdır. Yiyecek ve içeceklerden helalini araştırıp almak, hem kendimize hem bakmakla yükümlü olduklarımıza karşı temel bir vazifemizdir. Eğer helalini araştırıp seçmek zor geliyorsa, pratik bir kolaylık olarak helalini araştıran, seçen, yapan ve satan markaları seçmek elimizdedir. "Allah (c.c.) bizleri hakkı hak bilip ona tâbi olan, bâtılı bâtıl bilip ondan sakınanlardan eylesin" duasıyla akla kapı açıp, ihtiyarı (cüz'i iradeyi) elden almamak lazım geldiği inancındayım.
Kategori: (Dengeli beslenme) :: Yorum yaz!
:: Arkadaşına Gönder!

