Google

kadınlar için kaçamak klavuzu

15/3/2009
Rusça Woman.ru internet sitesi, "Kadınlar İçin Kaçamak Kılavuzu" yayınladı. Bir dizi psikoloğun danışmanlığında hazırlanan kılavuz, Rus kadınlarına "başarılı bir ikinci ilişkinin" ipuçlarını veriyor. Kılavuzdan bazı tavsiyeler şöyle:

Hiçbir zaman kocanızdan gelen telefonu açmamazlık etmeyin. Hatta o anda sevgilinizle sevişiyor bile olsanız cevap verin. Neden nefes nefese konuştuğunuzu sorduğunda ise "İşyerinden arkadaşıma uğradım. 12’inci katta oturuyor. Şansıma asansörleri bozulmuş. Soluk soluğa merdiven çıktım" gibi yalanlar söyleyebilirsiniz.

En iyi savunma saldırıdır. Kocanıza karşı kıskançlığınızı taktik icabı artırın. Her fırsatta, "Neredeydin, neden geç kaldın, gömleğindeki bu kırmızı leke ruj değil mi" gibi sorularla onu üç günde bir sorguya çekin.

Sevgilinizle asla sokak ortasında buluşmayın. Birlikte sinema ve tiyatro ziyaretlerinden sonra çantanızda iki bilet unutmayın.

Küçük yaştaki çocuğunuzun kiminle ve niçin buluştuğunuzu anlamayacağını düşünmeyin.

Cep telefonu ve e-posta hesabınızda sakıncalı mesajlar unutmayın. Telefonla konuşurken kendinizi ele vermeyin.

Kocanızı cinsel olarak uzun süre dışlamayın. Suçunuzu örtbas etmek için ona gereksiz ve zamansız hediyeler almayın.

Minicik bikinisiyle plajı birbirine kattı.

13/11/2008
Kelly Kelly lakaplı Amerikan güreşçisi Barbara Jean Blank, minicik bikinisiyle plajı birbirine kattı.


21 yaşındaki gazetecilik öğrencisi Barbara Jean Blank, Amerikan güreşinin kadın temsilcilerinden. Modellik de yapan, ringdeki ismiyle Kelly Kelly, yine plajda birbirinden ilginç pozlar verdi.

Ayşe Arman'dan üstsüz pozlara eleştiri

23/9/2008

Meme kanseri... İdi... Geç teşhis... Artık bedeninin her yerine sıçradı. Çok az vaktinin kaldığını biliyor. Her sabah 7 yaşındaki oğlunu okula yolcu ederken içi titriyor. Arkasından "Acaba, yarın da ona sarılabilecek miyim" diye bakıyor.


Kuzenim Ruth’dan söz ediyorum.

Allah geçinden versin ama sizin başınıza gelse... Çok yakında bu dünyadan göçüp gideceğinizi bilseniz, çocuğunuzu kime emanet edersiniz? Kime, gönül rahatlığıyla "Benden sonra ona sen bak" dersiniz? Daha önce de sordum bu soruyu size, demek ki kafamı meşgul ediyor. Kuzenim, kız kardeşine emanet etti. Öldükten sonra oğlu, teyzesiyle yaşayacak. Anne yarısıyla...

Ne zaman aklıma gelse ağlatıyor beni bu hikaye.

İşte bana bu kadar değen bir şey meme kanseri. Aynı zamanda korkulu rüyam. O kadar çok var ki ailemde. Bir sabah sanki mememde bir yumruyla uyansam şaşırmayacağım, "Bekliyordum seni, geldin demek" diyeceğim. O yüzden mamografiyi ve kontrollerimi aksatmamaya çalışıyorum. Aklımdan geçen başıma gelmesin diye. Çünkü sürekli "Sadece bir kere ihmal etti, işte olan o zaman başlamış, sonra da bütün vücudunu sarmış" hikayeleri dinliyorum.

Kafamın arkasında bir yerler de bu konuyla meşgulken Nálán (Sözer) aradı. "Ekimin birinci haftası Meme Kanseri Haftası" dedi, "Ben de bir sosyal sorumluluk projesi için kolları sıvadım." Annesinin en yakın iki arkadaşının memeleri alınmış ve bu olay onu çok sarsmış. Bir de Güneydoğu’da bir bilinçlendirme kampanyasında görev almış, dehşetle oradaki kadınların mamografiden M’sinden haberdar olmadıklarının farkına varmış...

"Süpersin!" dedim.

"Erken teşhisin önemi vurgulamalıyız, kadınları bilinçlendirmeliyiz..."

"İyi de nasıl?"

"Bennu Gerede ile Meme Vakfı’nın da içinde olduğu özel bir sergi hazırlıyoruz. Berrak Tüzünataç, Bennu Yıldırımlar, Sinem Güven, Fadik Sevin Atasoy, Tuba Büyüküstün, Demet Evgar, Hülya Koçyiğit, İpek Tenolcay gibi isimlerle konuştum. Söyleyecek önemli lafları, anlatacak gerçek hikayeleri olan kadınlar. Bir kısmı kabul etti. Lütfen sen de bu kadınların arasında ol" dedi.

* * *

Kadınlar, kadınlar için farkındalık yaratmayacak da kim yaratacak?

Çok da inandım projeye.

"Tamamdır, beni de dahi et o isimlerine arasına" dedim.

Geçtiğimiz cumartesi Bennu ile çekim yapmaya sözleştik.

Sonra ne oldu dersiniz?

Ertesi gün bir baktım Haftasonu’nun kapağında, "Ünlüler hayır için soyundu" yazıyor.

Allah Allah bu da ne?

Baktım saçlarıyla memesini kapatan Tuğba Büyüküstün.

Yoksa... Yoksa...

Benim üzerine atladığım proje, bu şeklide de yer bulmuştu basında?

İnanamadım.

Zannedersin ki, plajda fotoğrafı çekilmiş Eda Taşpınar ya da İvana bilmem kim.

Öyle bir kullanılmış ki fotoğraf, insanın aklına gelen en son şey meme kanseri.

Yazık.

Birileri bir şey yapmak için uğraşıyor, öbürleri de farkında olmadan muhtemelen sadece günü kurtarmak için o işi sabote ediyor.

Peki projenin sahiplerinin hiç mi "hata"sı yok?

Son derece iyi niyetli olduklarını biliyorum, ama bence var.

Basiretleri bağlanmış.

Madem böyle bir işe kalkıyorsun, o zaman projene "bebeğin" gibi bakacaksın. Aylık dergilerde sergi haberi olarak yayınlanması fikrinden vazgeçeceksin, o esnada bir haftalık derginin alıp bunu kullanabileceğini akıl edeceksin.

Ha demek ki, küçük küçük orada burada yer almasını istemek yerine, bir tek yerde büyük haber olarak çıkmasını hedefleyeceksin...

Öyle yap ki en azından o zaman fotoğraflarla birlikte mesaj da verebilesin...

Her yerde haber olsun mantıyla meseleye yaklaşınca, işte böyle oluyor...

Mesaj yerine ulaşmıyor.

Neyse, yine de serginin iyi geçmesini dilerim.

İnşallah meme kanseri için -gerçekten- bir farkındalık yaratır.

Kendi adıma en istemeyeceğim şey:

"Hayır için soyundular!" gibi bir başlık altında yer almak olurdu.

Allah beni korumuş!

 

Ayşe Arman

Çamaşır suyuyla Oğuz'dan intikam aldı!

23/10/2007

Çamaşır suyuyla Oğuz'dan intikam aldı!

Demet Akalın bir küsüp bir barıştığı uzatmalı sevgilisi Oğuz Kayhan'la ilişkisini noktaladığını açıkladı. Kayhan'ın manken Seda Ertan'la ilişkisini öğrendikten sonra çıldıran Akalın tüm hırsını Kayhan'ın kıyafetlerinden çıkarmış. 

Demet Demet Akalın, 'Oğuz beni aldattığı için tüm elbiselerini çamaşır suyuna bastım ve içine ruj, oje ne varsa döktüm ve intikamımı aldım. Bundan sonra mantık evliliği ve çocuk yapacağım. Seneye küçük Demet dünyaya gelebilir' dedi.

Tüm gözler Victoria'nın üzerinde...

16/10/2007
Katolog çekimleri için kamera karşısına geçen Victoria Beckham tüm gözlerin üzerinde toplanmasına yol açtı.

Diş eti hastalıkları erken doğuma neden olabilir

15/8/2007

 
Anne adaylarının diş bakımı konusunda her zamankinden daha hassas
olması bu dönemde bir sorunla karşılaştıklarında asla ihmal etmemesi gerekiyor
Kadınların en hassas dönemlerinden biri olan hamilelik süresinde, vücuttaki hormon seviyesinin artmasıyla birlikte diş ve diş etleri de hassaslaşıyor. Bu dönemde, değişen dengeler diş eti hastalıklarına ve diş çürümelerine sebep oluyor. Sema Hastanesi Diş Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Mehmet Coşkun, ''anne adayları, diş sağlığına, her zamankinden daha fazla özen göstermeli çünkü hamilelik sırasında oluşan uzun süreli diş eti hastalıkları erken doğuma bile neden olabiliyor'' uyarısında bulunuyor.

SALLANMA VE KAYIPLAR OLABİLİR
Hamilelik sırasında artan progesteron ve östrojen hormonlarının etkisiyle, diş etleri kolay kanayan hassas bir hal alıyorlar. Bu duruma hamilelik gingivitisi deniliyor. Hamilelik gingivitisi ilerlediğinde dişlerde sallanma ve kayıplar oluşabiliyor. Hamilelik gingivitisi genellikle hamileliğin 2.ayında başlayıp 8. ayında en üst seviyeye çıkıyor, doğumdan sonra kendiliğinden iyileşiyor.

HAMİLELİKTE DİŞ TEDAVİSİ YAPILIR MI?
Hamileliğin 3 dönemde incelendiği düşünülürse,
- İlk üç aylık dönem: Bu dönem bebeğin çok hassas olduğu bir dönemdir. Gereksiz müdahaleler düşüğe sebep olabilir. Sadece çok acil müdahalelerin yapılacağı dönemdir. Diş hekimi, bebeğe zarar vermeyen ilaçlarla tedaviyi sağlayacaktır.
- İkinci üç aylık dönem: Bu dönem, hamilelik sonuna kadar ertelenmesi uygun olmayan diş çekimi, kanal tedavisi, diş taşı temizliği vb. pek çok tedavinin yapılması için en uygun olan dönemdir.
- Üçüncü üç aylık dönem: Bu dönemde bebek anne karnında oldukça büyümüştür ve doğum yaklaşmıştır. Aynen ilk üç aylık dönemde olduğu gibi, acil tedaviler dışında diş hekimi müdahale etmeyecektir.

Hamilelik süresince ağız ve diş sağlığı için yapılması gerekenler
- Günde en az iki kez diş fırçası ve diş ipi kullanarak etkili diş bakımı yapılarak plak birikimine engel olunmalıdır.
- Ağız gargaraları ya da ılık tuzlu su ile gargara yapılmalıdır. Özellikle ılık tuzlu su diş etlerini rahatlatır ve dişeti hassasiyetini azaltır.
- Üç dört aylık periyotlarla diş taşı temizliği yaptırmak zorlaşan ağız hijyenini korumak için ideal bir yoldur.
- Dişler sabah akşam mutlaka fırçalanmalıdır
- Çok sıcak ve çok soğuk yiyecek ve içeceklerden kaçınılmalıdır
- Kusma sonrasında ağız ve diş temizliği yapılmalıdır.

« Önceki ::

A
H
M
E
T
B
A
B
A

B
L
O
G

Sende internette yerini al Türkticareti kullan


AKILDA KALANLAR

Erkekleri anlama klavuzu
3090 kişiyle yattı
İngilizlere göre ihanet kadının geninde var
Vurma zavallı eşeğe
Dizel otomobil neden çok yakıt harcar.


H
O
Ş

G
E
L
D
İ
N
İ
Z

A
H
M
E
T
B
A
B
A

B
L
O
G

KATEGORİLER

Anne ve bebeği
Bilim ve Teknik
Eğitim
Kadın
Magazin
Moda
Sinema
Sosyete

Blogcu ile yapıldı