Google

Şöhret yarışında babalarını geçtiler

7/6/2007
Sanat dünyasının ünlülerinin kızları da babalarının izinden emin adımlarla ilerliyor. İşte soyadlarını kuşaklar boyu devam ettiren ünlü güzeller.

Hepsi de sanatın farklı alanlarında kuşaklardır şöhretini ve başarısını koruyan babaların kızları. Jagger, Coppola, McCartney gibi sinema ya da müzik dünyasına damgasını vurmuş soyadlarını taşıyorlar.

Onlar ünlü babaların bir kaç istisna hariç 'aile mesliğini' seçmiş kızları. Kimi moda dünyasında, kimi sahnede, kimi de beyazperdede adını duyurdu. Şöhretleri ise babalarınınkini geride bıraktı. İşte ünlü babaların ünlü kızları. 



Mira Sorvino, Hollywood'un önde gelen karakter oyuncularından Paul Sorvino'nun kızı. Bir de Oscar ödülü var.


Jade Jagger, Mick Jagger'ın Bianca Jagger ile evliliğinden dünyaya gelen kızı.


Fransız yönetmen, yapımcı Jacqus Doillon'un kızı Lou Doillon. Bu yıl Pirelli takvimine verdiği cesur pozlarla da dikkat çeken Lou 'nun annesi ise Jane Birkin.

Açılın Çılgınlar geliyor

7/6/2007
"Çılgın Dersane" filminin devamı olan "Çılgın Dersane 2"nin çekimlerine önceki gün Ağva'da başlandı.


Geçtiğimiz sezon birincisi gösterilen "Çılgın Dersane" filminin devamı olan "Çılgın Dersane 2"nin çekimlerine önceki gün Ağva'da başlandı. Yapımcılığını Faruk Aksoy ile Ayşe German'ın üstlendiği filmin yönetmenliğini Faruk Aksoy yapıyor. Cüneyt Arkın, Sibel Tüzün, Mustafa Topaloğlu, Berksan, Alp Kırşan, Okan Karacan, Berke Hürcan, Simge Tertemiz, Duygu Çetinkaya, Ozan Aydemir, Görkem Gürsoy, Ahmet Erim, Oğuzhan Yıldız, Aydan Uysal, Ulaş Özer'in rol aldığı filmde, üniversiteye giriş sınavına sayılı günler kalmıştır ve öğrenciler sınav stresinden uzaklaşmak için doğa cenneti olan bir yerde 15 günlük kampa girerler.


Simge Tertemiz Filmin ilk versiyonunda sosyetik bir güzeli canlandıran Simge Tertemiz, devam filminde de aynı rolle izleyicinin karşısına çıkacak. Sibel Tüzün, ilk oyunculuk deneyimi için umutlu olduğunu söyledi. Duygu Çetinkaya İlk filmdeki oyuncu kadrosu devam filminde de rol alacak.

Bu da Oya’nın yasak aşkı

6/6/2007


Aslı Çiftkurt-Levent Kırca ilişkisi hakkında, “Levent artık benim için değersiz. Evli bir kadınla aşk yaşaması çok üzücü” diyen Oya Başar, yıllar önce Kırca evliyken onunla birlikte olmuştu. Ünlü oyuncu Levent Kırca ilk eşi Nur Hanım ile evli olduğu sırada Oya Başar ile tanışmış ve ona aşık olmuştu. O yıllarda Oğulcan ve Özdeş adlı iki çocuğu bulunan Kırca, evliyken yaşadığı aşkı şu sözlerle anlatmıştı: Bunun yasak aşk olduğu söylendi, olabilir. Ama ne yapabilirim ki, Oya’yı sevmiştim. Baktım ki vazgeçemiyorum, onunla olmaya karar verdim. Böyle bir yasak aşk yaşıyorum diye kendimi Boğaz köprüsünden mi atmalıydım. Levent Kırca, ilk eşinden henüz boşanmadan Oya Başar ile ilişkisinden Umut adlı oğlu dünyaya gelmişti. Kırca, Nur Hanım’dan boşandıktan sonra 1985 yılında Oya Başar ile nikâh masasına oturmuş, bu evlilik de gazetelerde, ‘Uzatmalı âşıklar 5 yıl sonra evlendi’ başlığıyla yer almıştı.

SABRIMIZIN MEYVESİNİ ALDIK

Oya Başar ise mutluluğunu o günlerde şu sözlerle anlatmıştı: Çok şükür sonunda sabrımızın meyvesini almış olduk. Biz evlendiğimizde Umut 3 yaşındaydı. Şanslı çocuk, annesiyle babasının nikahını gördü.

Aşık avcısı AKP'li!

6/6/2007

İsrail'in Lübnan saldırısı sırasında yüzlerce hayat kurtaran deniz otobüsü kaptanları aşk yaşıyor iddiasıyla işten atıldı

İsrail’in geçen yıl Lübnan’a düzenlediği saldırı sırasında, ateş hattında kalan Avustralya vatandaşlarını kurtaran Akçakoca adlı deniz otobüsünde görev yapan Emekli Deniz Binbaşı Semih Soylu ile kadın Kaptan Fatma Banabak, aralarında ilişki olduğu suçlamasıyla Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı AKP’li İbrahim Karaosmanoğlu tarafından tazminatsız olarak işten çıkarıldı.

Soylu, "Önce alkışladılar, sonra onurumuzu kırdılar" derken, Banabak, "Bu insanların aile yaşantıları farklı. Bizim onurumuzla oynadılar" dedi.

AVUSTRALYA vatandaşlarının tahliye operasyonunun ardından Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı AKP’li İbrahim Karaosmanoğlu ve diğer görevliler tarafından belediye bandosu eşliğinde karşılanan Akçakoca Deniz Otobüsü’nün personeli çiçek yağmuruna tutuldu. Deniz Ulaşım Müdürü Semih Soylu ve İsrail gemisinin tacizi sırasında gemiyi yönetmekte olan kadın Kaptan Fatma Banabak’ın boynuna çiçekten kolyeler takıldı. Ancak her ikisinin de bir ay sonra görevlerine son verildi.

Semih Soylu, bazı kişilerin kendisi ile Fatma Banabak arasında aşk ilişkisi olduğu yönünde söylenti çıkardıklarını ve dedikoduya dayanılarak tazminatsız olarak iş akitlerinin feshedildiğini söyledi. Şu anda İstanbul’da bir firmada görev yapan Soylu, "Önce alkışladılar, sonra onurumuzu kırdılar" dedi. Tazminat davasını kazandığını belirten Soylu şöyle konuştu:

"Ortada somut bir hadise olmuş olsaydı bunun açıklaması olurdu. Fatma Kaptan görevini canı gönülden yapmaya çalışan ve mesleğini de çok seven bir hanımefendi. Lübnan’a bir tek kaptanla gitmek mümkün değildi. Gemiye İsrail hücumbotu ateş açtığında Fatma kaptan kullanıyordu. Aramızda gönül ilişkisi olduğunu düşünerek birtakım olayları birleştirmişler. Bu çirkin yakıştırmalara ailem de çok üzüldü. Ama Fatma Hanım’ı çok iyi tanıdıkları için ciddiye almadılar. Duruşmalarda, Kocaeli Belediyesi, gereken tazminatı ödemeyi kabul etti. Benim de amacım buydu. Bu karar, iade-yi itibar anlamına geldiği için tazminatımı alınca davadan vazgeçtim."

FATMA KAPTAN NE DİYOR?

Bu suçlamalar nedeniyle sıkıntılı günler geçiren, yakınlarının desteğiyle kendisini toparladığını söyleyen Fatma Banabak ise bir denizcilik firmasıyla anlaştığını, hafta sonunda uzak yol kaptanı olarak Hindistan’a gideceğini belirtti. Fatma Banabak şunları söyledi:

"Bizi dedikodu yüzünden görevden aldılar. Aramızda gönül ilişkisi olduğunu düşündüklerini söylediler. Ben bunun gerçek neden olduğuna inanmıyorum. Başka sebepler olduğunu düşünüyorum. Altı aydan az çalıştığım için işe iade davası açma hakkı yokmuş. Daha önce uzak yolda 20-30 erkekle çalıştım. İlk kez böyle bir olayla karşılaştım. Onurumuzla oynandı. Onurumuzun iade edilmesini istiyorum."

BAŞKAN KARAOSMANOĞLU

Prensiplerimize uymadılar

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu ise Semih Soylu ve Fatma Banabak’ın tamamen kişisel nedenlerle işlerine son verildiğini söyledi. Karaosmanoğlu, "Biz prensiplere aykırı durumdan dolayı sözleşmemizi noktaladık. Bizim çalışma programımıza uymamışlardır. Adamın yasal hakkı var mı? Gider mahkemeye alır" dedi.
Vatan

Aysun kayacı neden öpüştü

6/6/2007
Güzel manken magazincilerden ne istiyor?

İki yıl önce mankenliği bırakarak beyazcam ile tanışan Aysun Kayacı, artık yalnız oyunculuğa kanalize olduğunu söylüyor. Magazin basınının kendisini yanlış lanse ettiğinden şikayet eden Kayacı, Cosmopolitan'a kusursuz olmadığını söyledi: Göbeğim çıktı ama eritmek istemiyorum!..

Sarı saçı, kameraların karşısına her geçtiğinde uzattığı dudakları ve yaşadığı aşklarla her zaman konuşulan Aysun Kayacı, bir içecek reklamında karşımıza bir çıktı, pir çıktı! İçecekten bir yudum alan genç erkeğin karşısında bitiveren Aysun, tüm güzeliğiyle ateşli bir öpücük kondurur erkeğin dudaklarına... Bu reklam öyle ilgi görür ve erkekler bu hayale öyle kapılır ki; billboard'larda öpücük verirken poz veren karton Aysun'lar bir bir çalınmaya başlar... Birçok erkek için kusursuz olan ve güzelliğiyle gönülleri fetheden oyuncu, buna karşın kilo aldığını, göbeğinin çıktığını söylüyor ama bu konudaki memnuniyetiyle şaşırtıyor...

MAGAZİNE MALZEME DEĞİLİM

* Neden sizi yanlış tanıyoruz?
Çünkü siz, magazin basınının size tanıttığı Aysun Kayacı'yı tanıyorsunuz. Gazetesini sattırmak isteyen bir gazetecinin cümlesini, benim cümlem olarak okuyorsunuz. Sadece bir fotoğrafım yeterli onlar için. Altına, üstüne yazdıkları şeylerle onlar kendi istedikleri Aysun'u yaratıyorlar...

* Nasıl bir Aysun yaratmak istiyor magazin basını?
Gazeteyi sattırabilecek, reytingleri yükseltebilecek, ilgi çekici bir malzeme lazım onlara. Ama ben malzeme değil, sıradan hayatı olan bir genç kızım. Bunu kimse düşünmüyor.

* Pişmanlık duyuyor gibisiniz. Zamanı başa alabilseniz seçtiğiniz mesleği mi değiştirmek istersiniz, izlediğiniz yolu mu?
İzlediğim yolu değiştiremezdim çünkü modelliğe başlarken Amerika'da, Avrupa'da bu iş nasıl yapılıyorsa ben de aynen öyle yaptım. Türkiye'de mankenlik, dünyada algılandığı gibi algılanmıyor. Dünyanın en iyi top modelleri de benim verdiğim pozları veriyor; işin gerektirdiği bu...

* Bugün sizi üzen, mesleğinizden soğutan bu negatiflikleri değiştirme şansınız olduğunu düşünmüyor musunuz?
Bunu değiştirmek mümkün değil. Ne yazık ki, Türkiye henüz mankenliğin bu tür gerekleri olan bir meslek olduğunu kabul etmeye hazır değil. Hatam; bunu geç fark etmek oldu. Mesleğim gereği yaptıklarımsa hata olarak algılandı. Halbuki dünyanın standardı bu.

* 'Acaba kendimi mi değiştirsem?' diye düşündünüz mü hiç? Saçınızı, bakışınızı...
Kesinlikle! Önümüzdeki sezon saçımı koyultmayı düşünüyorum. Biraz kilo aldım ve göbeğim çıktı ama özellikle eritmek istemiyorum. 'Bakın benim de kusurlarım var, ben de herkes gibi bir insanım' dememe yardımcı oluyor o göbek! Okulda ve sette daha çalışkan olup daha silik gözükmeye çalışıyorum. Ama kimse senaryoya ne kadar hazırlanarak geldiğime ya da notlarımın yüksek olduğuna inanmıyor. Ben hep bir şeyleri değiştirmeye çalışıyorum. Ama magazin basını tüm emeklerimi her seferinde başa sardırıyor.

ÖPÜŞMEK OYUNCU İÇİN DOĞAL

* Pepsi Max için teklif geldiğinde ilk aklınızdan geçen ne oldu? Bir dünya deviyle çalışmanın avantajları mı, kazanacağınız para mı, konuşulacak olmak mı?
İlki... 10 yıl mankenlik yaptım. Tam bu mesleği bırakma safhasına gelmişken kendimi bir 'Pepsi Girl' olmakla taçlandırabilirim diye düşündüm. Ömrüm boyunca mutluluk duyacağım bir iş oldu. Hâlâ manken olsaydım, bu reklamın yaptığım işlerin standardını artıracağını düşünürdüm. Ama iki yıl önce mankenliği bıraktım, oyunculuğa adapte ettim kendimi. Pepsi'den sonra da bu tavrım sürecek. Henüz tükenmeden 'tükenmiş' çok insan var Türkiye'de. Onlardan olmak istemiyorum.

* Erkek olsanız Aysun Kayacı öpsün diye koşa koşa o ürünü alır mıydınız?
Oradaki kız Aysun Kayacı değil; sarışın, boylu poslu, muhtemelen bir erkek için öpüşmenin keyifli olabileceği, hoş bir genç kız. "Merhaba, ben Aysun Kayacı. Bunu içerseniz sizi öpeceğim!" demiyorum!

* Öptüğünüz çocuğa ayrıca para da ödediler mi?
Tabii! O konservatuvar öğrencisi bir oyuncu. Çok başarılı bence. Çok rahat çalıştık. Benim için kamera karşısında öpüşmek ilkti. O yüzden çok da özeldi. Ama bir oyuncu için "3, 2, 1, kayıt!" dendiğinde kafanı kaşımak neyse öpüşmek de o!

* Size bir içecek aldırması için reklamda içeni kimin öpmesi lazım?
İlk göz ağrım; Brad Pitt olabilir.

* Erkek arkadaşınızın bir reklamda öpüşmesine ne tepki verirdiniz?
İşi oyunculuksa ne diyebilirim? Bir de o kameraların, o ekibin önünde zaten işini yapmaktan başka bir şey düşünemiyor insan. O yüzden Hollywood'da ünlülerin ilişkileri yürüyebiliyor. Çünkü birbirlerini anlıyorlar. Ben de tebrik ederdim. Bizim reklamımız kadar güzel yapabilmişlerse tabii!

BENİ OLGUN ERKEK ANLAR!

* Bu öpüşme sahnesine gıcık kapacak herhangi biri var mı hayatınızda?
Yok; vaktim de yok zaten. Elbette birtakım 'başlangıcımsı' şeyler oluyor; herkesin hayatındaki gibi. Ama ben ilişkilerime emek vermeyi seviyorum. Şu anda da kimseye emek verecek ne gücüm ne de vaktim var.

* Size göre ne tarz erkekler çekici?
Kendi işini kurmuş, kendi çabalarıyla bir yerlere gelmiş, tüketen değil üreten, bol bol boş vakti olmayan erkekler. Olgun, hayata emek veren insanlarla daha iyi anlaşıyorum. Beni ancak öyle biri anlayabilir. Tip olarak ise belirli bir tercihim yok ama atletik bir vücut ilgimi çeker...

* Ömrünüzün geri kalanını nasıl bir adamla geçirmek isterdiniz? Akıllı, çalışkan, temiz, esprili... Israrcı ve baskıcı insanlardan hiç hoşlanmıyorum. Kavga etmekten ve uzun telefon konuşmalarından nefret ediyorum. Uzun ve hastalıklı ilişkilerden çıkmış oluyorlar onlar genelde. Alışmış oluyorlar kavgaya gürültüye. Yapamam öyle insanlarla... (Ece Bildiren/Cosmopolitan)

'Kitapsız Yeşilçam'a Kızdı!

14/4/2007
Ankara Film Festivali, Görkemli Bir Açılış Töreniyle Başladı. Gecede Kadir İnanır Konuşmasıyla Büyük Alkış Aldı

ANKARA FİLM FESTİVALİ, GÖRKEMLİ BİR AÇILIŞ TÖRENİYLE BAŞLADI. GECEDE KADİR İNANIR KONUŞMASIYLA BÜYÜK ALKIŞ ALDI

Sahnede kısa bir konuşma yapan İnanır, Kütüphaneler Haftası nedeniyle İstanbul'da düzenlenen "Kitapsız Yeşilçam" paneline atıfta bulunarak, "Geçen hafta bir cahil, bir densiz 'Kitapsız Yeşilçam' dedi. Cahil adam, her film bir kitap yaprağıdır. Yeşilçam'da kurulduğu günden bu yana altı bine yakın film çekilmiştir. Sen hiç altı bin sayfalık kitap gördün mü?" şeklinde konuştu.
« Önceki :: Sonraki »

A
H
M
E
T
B
A
B
A

B
L
O
G

Sende internette yerini al Türkticareti kullan


AKILDA KALANLAR

Erkekleri anlama klavuzu
3090 kişiyle yattı
İngilizlere göre ihanet kadının geninde var
Vurma zavallı eşeğe
Dizel otomobil neden çok yakıt harcar.


H
O
Ş

G
E
L
D
İ
N
İ
Z

A
H
M
E
T
B
A
B
A

B
L
O
G

KATEGORİLER

Anne ve bebeği
Bilim ve Teknik
Eğitim
Kadın
Magazin
Moda
Sinema
Sosyete

Blogcu ile yapıldı