Google

Behey budala atın gidecek altından...!

27/6/2007

Şimdi ne yapıyor (Bektaşi)

Bir gün yolda yaya giden bir Bektaşinin önüne bir atlı çıktı :
-Baba, dedi, bir müşkülüm var. Beni aydınlatır mısın?
Bektaşi yanıt verdi :
-Elimden gelen bir şeyse, hay hay, oğlum.
-Şunu öğrenmek istiyorum : Şu anda Allah ne yapıyor?
Sualin münasebetsizliğine içerliyen derviş, hic belli etmemiş :
-Yanıt veririm ama, bir şartla, sen o attan in, ben bineyim.
-Neden?
-Böyle yüksek bir suale yüksekten yanıt vermek gerekir de ondan!
Adam attan inmiş, Bektaşi binmiş.
Adam:
-Hadi, demiş söyle bakalım. Allah şimdi ne yapıyor?
Bektaşi :
-Ne yapacak, demiş, atı senin gibi budalanın elinden alıp, benim gibi akıllıya veriyor, deyip atla uzaklaşmış.

VURMA ZAVALLI EŞEĞE

27/6/2007

Vurma zavallıya (Bektaşi)

Başıboş bir eşek nasılsa bir camiye girmiş, hoca eşeği döverek dışarıya çıkarmaya uğraşırken, oradan geçen bir Bektaşi babası bu hali görerek hocaya sormuş :
-Eşeği niçin dövüyorsun be hoca efendi?
Hoca hışımla cevap vermiş :
-Gelmiş camiye girmiş.
Bektaşi teskin etmek için şöyle demiş :
-Canım hoca efendi, onun aklı erer mi?Hayvan olduğu için yapmış bir yanlışlık, girmiş camiye, bak ben giriyormuyum hiç?..

Vay eşek vay

27/6/2007
Kervan Meşhet’e doğru yola çıkmıştı ama başdeve hırsından kuduruyordu. “ Vay küçük eşek, vay…Demek sende böyle numaralar da varmış. Kovulduğun kervana geri dönecek kadar yüzsüzmüşsün. Bizi takip ettiğini nasıl oldu anlayamadım. Bilsem peşimizden geleceğini ne yapar eder seni engellerdim. Aldım mı ayağımın altına hamur gibi yoğururdum. Belki şimdi sen önde ben arkadayım ama buna güvenme. Hele bir Meşhet’e varalım sonrası kolay. Nasılsa İsfahan’a dönüşte kuyruğunu koparır öne ben geçerim, çünkü kuyruksuz eşeğin peşinden hiçbir deve gitmez. “ Kervan on gün sonra Meşhet’e vardı. Cemal kumaşları kervan sahibinin oradaki dükkanına teslim etti ve develere baharat yüklendi. Eşek önde, develer arkada, İsfahan’a dönüş yolculuğu başladı. İlk günler pek sesi soluğu çıkmayan başdeve sonraki günlerde ileri-geri konuşarak develeri kandırmak için çaba sarf etmeye başladı.

“ Sayın arkadaşlar, geçmiş geçmiş, biz bugüne ve yarınlara bakalım. Öyle böyle Meşhet’e geldik, şimdi İsfahan’a dönüyoruz. Meşhet’e gelirken bir süre kervanın liderliğini ben yaptım. Aslında ben kervanı Meşhet’e rahatlıkla götürürdüm ya nedense eşek geldi, kervanı Meşhet’e o götürdü. “

Başdeve konuşurken develerden biri: “ Eşek gelmeseydi biz Meşhet’e zor varırdık “ deyince başdeve: “ Sus, öyle anlamsız konuşma “ diyerek deveyi azarladı. “ Beni sen şaşırttırdın. Yok o yol yanlış bu yol doğru, yok oradan değil buradan gidelim diye diye yolu kaybettirdin. Benim yolum doğru yoldu, eğer sen karışmasan Meşhet’e eşeksiz giderdik. Eşek dedim de aklıma geldi, bu eşek molalarda neden yanımıza gelmiyor? Neden bizimle konuşmuyor? Çünkü eşek bizleri önemsemiyor, bizi küçük görüyor. Onun gözünde biz pire kadarız. Şimdi soruyorum: Kendini pire kadar gören ortaya çıksın. Ben pire kadarım desin. İçimizde böyle biri yok, olmadığına göre de hepimiz eşekten üstünüz, lider de benim. “

Biraz önce başdeveye karşı çıkan deve: “ Lider sen olamazsın, çünkü kervanın bir lideri var. Kervanın önünde giden liderdir yani eşek liderdir. “
Bunun üzerine başdeve ayağa kalktı: “ Eşek olsa olsa senin liderindir. O ancak sana liderlik yapar. Sen bir hiç olduğuna göre eşek bir hiçin lideridir. Eşek bir hiçtir. “
“Hayır, eşek kanıyla,canıyla oradadır, ben de buradayım. Var olan bir şey hiç olamaz. Eşek hiç değildir, bense hiç değilim. “

Başdeve devenin sözlerine içinden güldü. Asıl amacı eşeği ortaya çekip onunla kapışmaktı. Deve buna aracı oluyordu. Son söyledikleri gerekli ortamı hazırlamıştı. Başdeve ağzındaki baklayı çıkardı: “ Eşek orada sen buradasın. Eşek niye orada gelse ya buraya. “
Deve, başdevenin niyetini anladı. Birden acıdı eşeğe. Durup dururken eşeğin başı belaya girecekti. Keşke başdeveye karşı çıkmasaydı. Onunla laf kavgasına girmeseydi. Artık geri dönemezdi: “ Eşek buraya gelir. Dur, gidip çağırayım.”

Deve, eşeğin yanına gitti: “ Özür dilerim. Rahatsız ettim. Başdeve sizi çağırıyor. “
“ Başdeve mi? Beni mi çağırıyor? Ne işi varmış benimle başdevenin? “
“ Efendim, yola çıktığımızdan beri sizin önde olmanızı hazmedemedi. Hep kendi önde olsun istiyor. Bütün amacı sizi kervandan uzaklaştırmak. “
“ İyi işte ben gitmiştim, ama kervan Kuhistan Çölü’nde kaybolmuştu. Geri dönmesem haliniz haraptı. “
“ Bunu ben de biliyorum. Hep başdeveye yanlış yaptığını söyledim, onu uyardım. Tutturmuş bir liderliktir gidiyor. Sizi kıskanıyor. Az önce kervanı ben Meşhet’e götürürüm diyordu. Ben, eşek gelmeseydi biz Meşhet’e zor varırdık dedim. Siz gittikten sonra onu şaşırttığımı, bundan dolayı yolu kaybettiğini söyleyip beni azarladı. “
Deve diğer konuşmaları da anlattıktan sonra eşek: “ Öteki develer neden başdeve ile birlik oluyorlar, ben onu anlayamadım? “
“ Ben de anlayamadım. İki-üç deve gönülsüz dinliyordu onu ama şimdi sesleri çıkmıyor. Mola verildiğinde başdeve hep konuşuyor, kendini övüyor. Siz yalnız başınıza bir kenarda dinleniyorsunuz Hiç kendinizden bahsetmiyorsunuz. Herhalde nedeni bunda aramak gerek.”
“ Demek istediğini anladım. Ben yıllardır kervan çekerim. Asla yolumu şaşırmadım, çünkü mola verilirken gündüz güneşe, gece yıldızlara bakarak rotayı ayarlarım. Ne kadar yol gelindiğini, ne kadar yol gidileceğini hesap ederim. Eğer molalarda sizin yanınıza gelip başdeve gibi lak-luk yaparsam yolumu şaşırırım. Gel gidelim bakalım, başdeve ne diyecekmiş? “
“ Efendim, isterseniz gitmeyelim. Başdevenin amacı kavga çıkarmak. “
“ Korkma canım, başdeve de kimmiş? Ben onu suya götürür, susuz getiririm. Başdeve kazdığı kuyuya düşecek.”

Eşek önde, deve arkada hızlı hızlı yürüdüler. Bu sırada deve düşünüyordu. “ Vay be, eşeğe bak. Canavar kesildi. Kim bilir kim bu? Rakibi bir başdeve değil ki, başdevenin arkasında on sekiz tane deve var. Ama herhalde eşek boşa konuşmadı. Başdeveyi tuzağa düşürecekmiş? Plan hazır demek. Efeler gibi yürüyor. Ben böyle eşeğin yoluna baş koyarım.”
Deve: “ Efendim, sonuna kadar yanınızdayım. Ölürüm de ayrılmam sizden. “
Eşek: “ Sen cesur bir devesin. Doğruluktan ayrılma. Seni yardımcım yaptım. “
Deve: “ Teşekkür ederim, efendim. Bu göreve layık olmaya çalışacağım.”

Eşek başdevenin önüne gelince arka ayakları üstünde dikildi, ön ayaklarını beline dayadı, göğsünü şişirdi, kafasını yukarı kaldırdı, kaşlarını çattı:
“ Evet, seninle konuşmak istiyorum, devecik. Kervandan ayrılıyorsun. Kervan İsfahan’a gidiyor, sen Meşhet’e dönüyorsun.”
Eşek öylesine sert konuşmuştu ki, başdeve şaşırdı. Hem eşek emir veriyordu. Başdeve kekeledi: “ Devecik mi?! Kim devecik? Meşhet’e niye döneyim? “

Eşeğin korkusuzluğunu, başdevenin şaşkınlığını gören develer birer-ikişer eşeğin arkasında toplandılar. Bunda eşek olmadan İsfahan’a varamayacakları endişesi önemli olmuştu. Başdeveye kalsa o kervanı Hazar Denizi kıyılarına götürürdü. Yalnız kaldığını gören başdeve ses çıkaramadı. Daha sonra develer bir daha başdevenin sözlerine aldanmayacaklarını söyleyerek, onun da İsfahan’a gelmesini eşekten rica ettiler. Eşek, bu öneriyi kabul etti. Kervan başka olay olmadan İsfahan’a vardı.

Boşanan ihtiyar delikanlılar.

6/6/2007
Biri 95 yaşında biri 92 yaşında karıkoca, boşanmak için hakimin karşısına çıkmış. Hakim yaşlı çifte şöyle bir bakmış.
Hakim üzülmüş,
Demiş ki:

 "Yapmayın ya" demiş "yetmiş yıllık evlisiniz
niye boşanacaksınız?Bu yaş da yazık değil mi size"...

"Yok" demiş "adam biz çoktan boşanmaya karar verdikte çocuklar etkilenmesin diye, Ölmelerini bekledik..

Şimdi bizi hemen boşa sevgilim beni dışarda bekliyor.

Belediye başkanının karısı

6/6/2007
Sicilya nın bir kasabası varmış ki kadınları hiç rahat durmaz ikidebir  kocalarını aldatırmış..kasabanın yaşlı papazı kocasını boynuzladıktan  sonra doğru günah çıkartmaya giden bu  kadınlardan bıkmış..

Papaz efendi  şeytana uyup kocamı aldattım deyip karşısına geçen kadınların günah çıkartmak  istemesinden çok papaz sinirlenir:
-ayıptır günahtır boyuna kocamı aldattım diyip geliyorsunuz
Bu ne yaa bari  ayağımız taşa takıldı deyin ben o zaman kocanızı aldattığınızı anlarım anlarım...demiş Kadınlarında o günden sonra işine geldiği için artık kimse kocamı geyikledim demez  papaz efendi ayağım taşa takıldı diyerek  konuyu açarlarmış.. derken bir gün  yaşlı papaz ölmüş yerine bir başka papaz gelmiş ve bakmış ki kasabanın kadınları aşırı derecede namuslu İçinden allah allah demiş...

Taşa takılıp düştüklerinde oraları buraları açılıyor diye günah çıkartmak istiyorlar..Bunda bir iş var bari en iyisini o bilir demiş...

Doğru belediye başkanına gidip durumu anlatmış ve derhal kaldırımların düzgün olarak onarılmasını istemiş ama duruma vakıf olan başkan katılırcasına gülmeye başlayınca papaz şaşırmış ve:

-sayın başkan gülüyorsunuz ama en çok da sizin eşiniz taşa takılıyor..lütfen yanii.

İşte Yeni Üretilen Demirel Fıkrası

6/6/2007
Demirel'in önce Ağar ve Mumcu'yu birleştirmesi sonra ikisini yolda bırakıp CHP'nin yanında saf tutması yepyeni bir fıkra ortaya çıkardı. İşte 2007 model Demirel fıkrası...

Önce altını sonra üstünü çizdi

Süleyman Demirel, DP projesinin mimarlarındandı. Sonra ne olduysa CHP’ye yöneldi. Mühendisin bu siyasi atraksiyonu, kulislerde yeni fıkralara yol açtı.

Bir gün Demirel, Ağar’ı yanına çağırmış: ‘Şu Erkan’ı (Mumcu) ikna edip yanına al, partinin ismini de değiştirin, Demokrat Parti’yi kurun. Aha, altını çiziyorum, tek başına iktidara gelirsiniz.’

Baba nasihatini eksiksiz uygulayan Ağar, iktidar hesapları yaparken televizyonda Demirel-Baykal görüşmesini izlemiş. Morali bozulmuş, soluğu Demirel’in yanında almış: ‘Baykal da nereden çıktı? Hani DP’yi destekliyordunuz?’ Demirel pişkin: ‘Kesin bir söz verdim mi?’ Ağar ısrar etmiş: ‘Hem de altını çizerek söylediniz.’

Demirel, bir sağa bir sola yayılmış, sonra dudaklarını büzerek tartışmaya noktayı koymuş: ‘Demek DP’nin altını çizmiştim. İyi o zaman şimdi de üstünü çiziyorum.’

Baba Sol’un son anketi

Demirel de Baykal da yalanlasa, Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi sözkonusu olursa, Demirel’in CHP desteğiyle sahaya inme ihtimali yüksek. Son dönemde iki karargaha sıkça girip çıkan bir analist, şu yorumu yaptı: ‘İkinci tura biri AK Partili, diğeri solcu Cumhurbaşkanı adayları kalırsa, AK Partili aday kesin kazanır. Solun adayı Demirel olursa, durum değişir.’

Evdeki hesap bu... Çarşıya uyar mı, göreceğiz. Süleyman Demirel’i Baykal’a yanaştıran tek sebep, kuşku yok ki Çankaya hesabı değil. DP projesinin toplumda beklenen sinerjiyi yaratamaması da önemli bir etken.

Hem Demirel hem Deniz Baykal’ın masasında bulunan son anket sonuçları şöyle: AK Parti:% 35, CHP: % 26, MHP: % 12, DP%7, GP:%4. Bu anket, üçlü meclis yapısı öngörüyor. DP ise baraja bir hayli uzak. Üstelik parçalanmadan.

Mühendis Baba’nın DP projesi tutmadı, bakalım CHP üzerinden Çankaya hesabı tutacak mı?
« Önceki ::

A
H
M
E
T
B
A
B
A

B
L
O
G

Sende internette yerini al Türkticareti kullan


AKILDA KALANLAR

Erkekleri anlama klavuzu
3090 kişiyle yattı
İngilizlere göre ihanet kadının geninde var
Vurma zavallı eşeğe
Dizel otomobil neden çok yakıt harcar.


H
O
Ş

G
E
L
D
İ
N
İ
Z

A
H
M
E
T
B
A
B
A

B
L
O
G

KATEGORİLER

Anne ve bebeği
Bilim ve Teknik
Eğitim
Kadın
Magazin
Moda
Sinema
Sosyete

Blogcu ile yapıldı