Yemek yerken bilgisayara bakan şişmanlıyor.

2011-01-29 20:12:00

Bilgisayar başında yemek yiyen doymuyor. Bu da elbette daha çok yemek yemeyi ve şişmanlığı beraberinde getiriyor. Evde ve hatta restoranlarda gözlerini bilgisayar ekranından ayırmadan yemek yemeyi alışkanlık haline getirenlerin sayısının git gide arttığı günümüzde, bu konuda bir araştırma yapan bilim insanları, bunun pek de sağlıklı olmadığını ortaya koydu. İngiltere'deki Bristol Üniversitesinde görev yapan bilim insanları, iki gruba ayırdıkları katılımcılara aynı menüden oluşan bir öğle yemeği verdi. İlk gruptan yemeklerini bilgisayarda oyun oynarken yemelerini isteyen araştırmacılar, diğer gruptakilerin ise normal bir şekilde, masa başında yemek yemelerini sağladı. Araştırmada, yemeğin ardından ilk gruptakilerin tokluk hissinin diğerlerine göre çok daha az olduğu ve bu kişilerin yemekten yarım saat sonra çok daha fazla sayıda bisküvi atıştırdıkları gözlemlendi. İnsanın yemek yerken dikkatini başka bir eylemde yoğunlaştırmasının, farkında olmadan daha fazla kalori almasına neden olduğunun altını çizen araştırmacılar, bilgisayar başından kalkmadan yemek yiyenlere uyarıda bulundu.




Konunun Devamını Oku

Kadın ve Erkeğin ortak derdi:Kısırlık

2010-12-19 13:12:00

Kısırlık, tedavisi uzun süren, maddi külfeti olan ve psikolojik baskı yaratan bir süreç. Dünyada çiftlerin yaklaşık yüzde 10'u kısırlık sorunuyla uğraşıyor. Türkiye'de ise aynı dertten muzdarip olan 2 milyon çift, bebek özlemi çekiyor. Kısırlık yani infertilite, 1 yıl boyunca düzenli ve yeterli sayıda korunmasız cinsel ilişkiye rağmen gebeliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanıyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, çiftlerin yüzde 8 ile 10'unda kısırlık sorunu bulunuyor. Kısırlığa neden olan faktörleri ve tedavi seçeneklerini anlatan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Burcu Kardeş Arslan, "Bunun anlamı dünya çapında 50 ile 80 milyon insanın kısırlık sorunuyla karşı karşıya kaldığıdır" diyor ve ülkemizde de kısırlık oranının dünya ortalaması ile aynı olduğunu söylüyor. "Gebelik için öncelikle yumurta gelişiminin düzgün olması, yumurtlamanın gerçekleşmesi, yumurtanın tüplerden geçerken sperm ile döllenmesi ve oluşan gebelik ürününün, yani embriyonunun rahim içine gelerek yerleşmesi gerekir. Bu olaylardan birinde problem olması gebeliği engeller" diye konuşan Arslan, kısırlıkta erkeğe ve kadına ait nedenlerin eşit oranda dağıldığını belirtiyor. YÜZDE 15'İNDE NEDEN BULUNMUYOR "Çocuk sahibi olamayan ailelerin 1/3’ünde erkekte sorun varken, 1/3’ünde kadında sorun saptanmaktadır. Geri kalan 1/3’te ise her ikisinde de problemler mevcuttur. Ancak hemen söylemek gerekir ki infertil çiftlerin yaklaşık yüzde 15’inde kesin neden saptanamamaktadır ve bu hasta grubu açıklanamayan kısırlık olarak adlandırılmaktadır." DOĞURGANLIĞIN EN ÜST SEVİYEDE OLDUĞU YAŞLAR Kısırlıkta kadına ait nedenlerin...




Konunun Devamını Oku

Korunmasız cinsel ilişkinin sonu

2010-12-19 13:05:00

Uzmanlara göre, korunmasız cinsel ilişki enfeksiyon, üreme yeteneğinin kaybı, kanser ve hatta ölümle sonuçlanabilir. Cinsel yolla yüzlerce hastalık ajanının bulaşabileceğini belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Banu Bingöl Günenç, bu hastalıklardan bazılarını şöyle sıraladı: “Gonore, yani bel soğukluğu, sifiliz, yani frengi, klamidya, mikoplazma, üreoplazma gibi bakteriyel hastalıklar, trikomonas, vajinit gibi protozoan enfeksiyonları, hepatit B, hepatit C, AIDS, HIV ve HPV gibi virütik hastalıklar cinsel yolla bulaşan hastalıkların en belli başlılarıdır. Ancak belirttiğimiz gibi cinsel yolla yüzlerce enfeksiyon ajanı bulaşabilir.” Genital enfeksiyonların her zaman belirti vermeyebileceğini söyleyen Opr. Dr. Günenç, “Bazı enfeksiyon ajanları kötü kokulu, yeşil-sarı renkte vajinal akıntı yapmakla birlikte, bazen çok hafif bir kaşıntı dışında hiçbir semptom vermeyebilir. İlerlemiş vakalarda ise ateş ve kasık ağrısına neden olabilir. Bu belirtiler görüldüğü zaman hemen bir jinekolojik değerlendirme yapılması gerekir” şeklinde konuştu. ENFEKSİYONLAR KISIRLIK NEDENİ Cinsel temas yoluyla bulaşan klamidya enfeksiyonları kadınlarda kokusuz sarı renkli akıntı, adet dönemi ortasında kanama ve cinsel ilişki sırasında kanama belirtileri verebileceği gibi, kimi zaman hiçbir bulguya yol açmayabiliyor. Bu durum, daha tehlikeli sonuçlar doğuruyor. Çünkü hastalık ilerleyerek tüplerde tıkanıklığa ve kısırlığa neden oluyor. ...




Konunun Devamını Oku

Kalp ritm bozukluğuna 'soğutmalı' çözüm

2010-12-19 13:01:00

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Oto, kalp hızının kalbin dakikadaki atım sayısı olduğunu, normal bir kalp hızının dakikada 60-100 arasında olduğunu belirtti.         Halk arasında kalp ritm bozukluğu olarak bilinen ''atriyal fibrilasyon'' hastalığında kalbin dakikada normal seviyeden daha hızlı ölçüde attığını dile getiren Prof. Dr. Oto, atriyal fibrilasyonun klinik uygulamada en sık görülen ve hastaneye yatış nedenleri arasında da en başta yer alan önemli bir ritm bozukluğu olduğunu ifade etti.         Prof. Dr. Oto, kalp ritm bozukluğu tedavisinde ilaç tedavisinin uzun süreli etkisinin bulunmadığını, çünkü ömür boyu ilaç kullanmanın kolay olmadığını dile getirdi.         YENİ YÖNTEMLE SORUNLU BÖLGE SOĞUTULUYOR Kalp ritm bozukluklarından cerrahi müdahalenin daha önceden radyo dalgalarıyla sorunlu bölgenin 65 dereceye kadar yakılarak ortadan kaldırıldığını söyleyen Prof. Dr. Oto, son zamanlarda atriyal fibrilasyonun tedavisinde önemli bir gelişmenin olduğunu, hastalığın sol kulakçıktaki akciğerden gelen toplardamarların ağzındaki anarşik odaklardan kaynakladığını anlattı.        Geçmiş dönemlerde bu anarşik odakların noktasal olarak yakıldığını (radyofrekans ablasyonu) kaydeden Prof. Dr. Oto, 'Yeni bulunan metotta içinde nitrojen gazı olan ve şişen bir balon sönük vaziyetteki damarların ağzına kadar götürülüyor. Cryo-ablasyon adı verilen yöntemle damarların ağzında balonu şişiyoruz. Sorunlu bölgeyi eksi 40-50 derece arasında donduruyoruz. Bu yöntemi diğer ritm bozuklukları için kullanıyorduk. Ancak atriyal fibrilasyon içi...




Konunun Devamını Oku

Mobil reklam 5 yılda 8 kat büyüyecek

2010-12-19 12:27:00

Pazar araştırma firması Berg Insight'ın raporuna göre, küresel mobil pazarlama ve reklam pazarı, 2015'e kadar yılda ortalama yüzde 41 büyüyecek. 2009'da 1.7 milyar euro olan pazar büyüklüğünün 2015'te 13.5 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Küresel reklam ve medya dünyasının artık entegre bir parçası olan mobil platformlar, pastadaki payını hızla artıyor. Rapora göre 2015 geldiğinde mobil reklam ve pazarlamanın toplam dijital reklam içindeki payı yüzde 15.7'ye yükselecek. Tüm reklam pazarı içinde de mobil platformların payı 2015'te yüzde 3.4 olacak.




Konunun Devamını Oku

Blogunuz Nokia ovi mağaza da!

2010-12-19 12:07:00

Nokia bir ilke imza atarak, blog ve site sahiplerinin bir kaç adımla kendi mobil uygulamalarını yaratıp ücretsiz olarak Ovi Store'a yükleme fırsatı tanıyor. Nokia, blogdan tweet’lere ve kişisel web sitesine, internette yaratılan tüm içerikleri birer mobil uygulamaya dönüştürme imkanı veren Ovi App Wizard aracını Türkiye’de de kullanıma sunuyor. Böylece amatör tüm internet yayıncıları kendi uygulamalarına sahip olabilecek ve akıllı telefonla üzerinden onbinlerce kişiye ulaşabilecek. Birkaç adımdan oluşan Ovi App Wizard çözümü, uygulama yaratmayı son derece kolaylaştırıyor. Hiçbir programlama bilgisi gerektirmiyor ve kayıt ücreti ödenmiyor. Yaratılan uygulamalar Ovi Mağaza’ya yüklenerek çok geniş bir mobil kullanıcı kitlesine ulaştırılabiliyor. Ayrıca, bu çözüm sayesinde blog veya sitenin kaç kez görüntülendiği de takip edilebiliyor.




Konunun Devamını Oku

???????